Aktüel

36 Milyar TL’lik Savaş ;Kayıp Kaçak Bedeli II


Minimumum 36 milyar TL olan gibi büyük bir rakamın özel şirketler tarafından millete iade edilmesi gündeme gelecek ,belki de bu rakam dünya genelinde özel şirketlerin millete ödeyeceği en büyük tutar olacak.

kayip_kacak_bedeli_6

Eğer Anayasa Mahkemesi Enerji Piyasası Kanunundaki kayıp kaçak bedeli ile ilgili maddeleri onaylarsa ya da Kanundaki tüm maddeleri onaylarsa  ;

Ana Muhalefet partisi muhalefetine devam edecek, fakat bu muhalefeti şiddetli bir şekilde sürdürebileceğini ya da çok şiddetli sürdürse bile en çok izlenen/okunan basın kuruluşları tarafından bu muhalefetin ön plana çıkartılacağı uzak bir ihtimal durmaktadır.

Çünkü elektrik dağıtım şirketleri içerisinde bulunan firmalar ya basın alanında faaliyet göstermektedirler ya da basın sahibi holdingler ile çok iyi iş ilişkisi içerisindeler.

Sadece bu konu Hükümet ve elektrik dağıtım işi içerisinde olmayan basın kuruluşu sahibi holdingler tarafından, hükümetle ters düştüğü konularda, hükümeti sermaye yanlısı gibi gösterme algısı oluşturmak için çıkartılabilir. Bu konu hakkında sloganları da şimdiden söyleyebiliriz.

Laikti ama anti-emperyalist bir eski Türkiye vardı

Ayrıca Özcan Yeniçeri’nin 2003 yılında belirtiği düşüncelerin günden güne ülkemizde gerçeklik payının artacağını düşünebiliriz.

“Küreselleşme süreci, uluslararası sermaye hareketlerindeki serbestlikleri artmakta ve yeni teknolojilerin ülkeler arasında hızlı bir şekilde yayılmasına imkan vererek, geleneksel ulus devletin var olan kurumsal ve hukuksal altyapısını zorlamaktadır. Başka bir deyişle bu süreçte, küresel güçlerin ulusal hükümetlere biçtikleri rol, yalnızca küresel ekonominin gerektirdiği kamusal hizmetlerle sınırlıdır”

Tek kaybeden seyirci konumundaki dürüst millet olacak.

Eğer tüm kanun onaylanırsa, nükleer enerjinin ülkemizdeki konumu, çevresel faktörler ile ilgili gelişmeler ve yenilebilir enerji özellikle güneş enerjisi üzerindeki olumsuz etkileri ayrı bir analizin konusudur…

Eğer Anayasa Mahkemesi Enerji Piyasası Kanunundaki kayıp kaçak bedeli ile ilgili maddeleri ret ederse,

Neredeyse Türkiye’deki her elektrik abonesi bugüne kadar ödediği kayıp, kaçak bedelini geri almak isteyecektir.

Çünkü kayıp bedelini bir kenara bırakırsak, kimse kaçak kullananların parasını ödemek istememektedir. Kanunları düzenleyen, koruyan, düzeni sağlayan millet olmadığına göre, millet kaçak kullanımı nasıl engelleyebilir ki ?

Bu sebeple, ülkemizin göreceği en büyük algı operasyonu başlayacak olabilir.

Minimumum 36 milyar TL gibi büyük bir rakamın özel şirketler tarafından millete iade edilmesi gündeme gelecek ,belki de bu rakam dünya genelinde özel şirketlerin millete ödeyeceği en büyük tutar olacak.

Eğer hükümet yerli sermayeli firmaları ile yola devam etmek isterse ;

Bu durumda yerli sermayenin korunması gündeme gelecek, yeni elektrik faturaları zamlanacak kayıp kaçak bedeli için geri ödenen rakamlar birkaç yıl içerisinde tekrardan geri kazanılması muhtemel hale gelecektir. Çünkü Türkiye’deki  yerli sermayeye sahip firmaların hiçbiri bu kadar büyük nakit para akışını sağlayacak gücü bulunmamaktadır.

Ya da firmalar ve hükümet yeni bir yol çizip bu miktarları geri iade etmek yerine, elektrik kullanımına yine zam yapacak ama geçmiş dönemdeki kayıp kaçak bedellerini toptan iadesini değil taksit taksit faturadan düşüleceğine dair yeni bir kanun yayımlayacaktır.

Ortada ki rakamın büyüklüğü göz önünde bulundurulsa, hükümet yanlısı basın kuruluşları da algı operasyonuna başlayacak ve milletin algısını bu yöne çekebilmek için ellerinden geleni yapacakları aşikârdır.

Sonuç olarak yerli sermayeli büyük firmalar Türkiye Cumhuriyeti’nin güçlü olduğu kadar güçlü, devletin desteklediği kadar büyüyebilirler. Devletimizde yerli sermayeli firmalar ile iş yapmasının avantajı çok uluslu şirketler üzerinde söz sahibi olmaları imkânsız olsa da yerli sermayeli büyük firmaları kanunlar, vergiler vs. ile istediklerini yaptırabilmeleri mümkündür. Tabi ki hepsi birleşip hükümete karşı cephe almadıkları sürece. Sonuçta yenidünya düzenini düşünüldüğünde hükumetlerin bütün şirketleri karşına alması gibi bir durum mümkün gözükmemektedir.

Yine tek kaybeden seyirci konumundaki dürüst millet olacak.

Eğer hükümet çok uluslu yabancı sermayeli piyasalar ile yola devam etmek isterse ya da bu rakamın geri ödenmesi için yerli sermayeli firmalara yardım etmeyip, yerli sermaye firmalarının yabancı sermayeli firmalar ile ortaklık kurmasına izin verirse;

kayip_kacak_bedeli_5

Dünya genelinde kayıp bedeli elektrik abonelerinden farklı isimler altında ya da elektrik birim fiyatına eklenerek alınmaktadır.  Şu andaki mevcut teknoloji ile kayıp miktarının engellenmesi mümkün olmamaktadır.

(Kısa bir not, kaçak bedeli tamamen ayrı bir konu olmakla beraber. Kesinlikle kaçak bedelinin diğer kullanıcılardan alınmaması gerekmektedir. )

Birçok konuda neye ne ödediğimizi bilmiyorken, inceden inceye anlamadan tüm vergiler milletin üzerine bindirilirken, her nasıl olduysa şeffaflık adı altında EPDK’nin 2011 yılında yayınladığı genelge ile kayıp kaçak bedelleri elektrik faturalarında yazılmaya başlandı. Bu sayede mahkeme yolu tüm kullanıcılar için açılmış oldu.

Eğer hükümet yerli sermaye firmalarını desteklemezse ya da kaderlerine terk ederse, yerli sermaye firmaları büyük bir ekonomik krize girişeceği aşikârdır. Bu durumda,  ekonomik krize girmemelerini sağlayacak olan tek yol yabancı küresel sermaye şirketleri ile ortaklık kurmak ya da tamamen bu işi yabancı küresel sermayeli firmalara bırakmak olacaktır. Hatta EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz’ın açıklamalarına göre eğer bu bedel tahsil edilecekse elektrik dağıtım şirketleri bu işi bırakacaklarını ilan etmişlerdir.3

İlk aşamada millet bugüne kadar ödediği kayıp kaçak bedelini geri almış olsa da elektrik faturaları zamlanacak, geri ödenen paralar dolaylı yollardan geri alınacaktır. Çünkü bu kadar büyük bir rakamı kimse hayrına geri vermek istemez.

Bu durumun tehlikesi ise enerji gibi stratejik ve kritik bir öneme sahip bir konuda yabancı küresel sermayenin kontrolüne girmiş olacak ve ulusal kimliğimizi günden güne kaybetmeye başlayacağız.

Yine kaybeden seyirci konumundaki dürüst millet olacak.

Son olarak,

Hükümet’in üzerinde durması gereken en önemli konulardan biri, küresel sermayenin aşağıdaki etkisini ortadan kaldırmasıdır.

“Ulus devletin ekonomi alanındaki doğrudan üretici, dağıtıcı ve düzenleyici rolünü ortadan kaldırmakta ve geleneksel görev alanlarına çekilmesini sağlamaktadır1” (Mürteza Hasanoğlu)

Bu işin sonunda her nasıl olacaksa yerli sermaye firmalarının elektrik dağıtım işine devam etmesi ya da elektrik dağıtım işi yine devletin kontrolüne girmelidir. Çok uluslu şirketlere, yabancı sermayeli şirketlere böyle stratejik bir görev verilmemelidir.

Ayrıca bundan sonra kayıp bedeli yine tüketici tarafından alınacaksa en azından bu tutarın yarısı kayıp oranını azaltmak için ARGE çalışmalarında kullanılmalıdır. Bu sayede nasıl olsa kayıp parası alınıyor mantığı ile hareket edilmemeli, kayıp oranı sıfıra yakın bir hale getirilmelidir.  Bu sayede ülkemiz teknoloji konusunda yeni bir ARGE merkezine ve bu merkezin ortaya çıkaracağı bilimsel yeniliklere sahip olabilir.

 

Kaynaklar

1: Sayıştay Dergisi Sayı : 43 Küreselleşmenin Devlet Yönetimine Etkileri- Mürteza Hasanoğlu

2: Feza Öztürk Küreselleşme-Yeni Dünya Düzeni

3:http://m.haberler.com/epdk-baskani-mustafa-yilmaz-kayip-kacak-8423704-haberi

 

Yazar Hakkında

Semih Karagöz

32 yıllık yaşam öyküsünü kısaca yazmak gerekirse, bu öykünün temel taşları;

Evli ve bir çocuk sahibiyim,
Mühendisim
İstanbul doğumluyum...

Yorum Yap