Aktüel Tarih

Ahilik ve Günümüzde Ahiliğe Olan İhtiyaç

Yazar | Editör

Ahilik hemen hemen herkesin genel çerçevede bildiği , günümüz deki ticaret ve sanayi odalarının Selçuklularda ve Osmanlılardaki kuruluşun adıdır. Lakin ahilik teşkilatının bu kadar küçümsenmeyecek ve de boşverilmeyecek kadar önemli bir yapılanma olduğunu maalesef pek azımız biliyor.

Ahilik aslında, Abbasiler dönemindeki “fütüvvet teşkilatı” ile aynı amaçla hareket etmiş bir yapıdır. Fütüvvet  fetâ kelimesinden gelmektedir. Fetâ yiğit, fütüvvet yiğitlik gibi manalara gelmektedir. Fütüvvet, yiğitlik anlamına meslekî bir teşkilat olarak gelmektedir. Tasavvufî yönü olan bir meslek yapılanmasıdır. Kaynağı şudur; Sûfileri, tarikat ehlini, dervişleri, tekkeye devam eden müridleri umûmiyetle, beleşçilikle itham etmişlerdir, oysa sûfiler, kendi emeğini biçmek fikrinde olan kimseler olarak görülmektedir.

Ahilikte aynı geleneğe bağlı kalarak ve de Türk kültür ve ahlakıyla harmanlayarak yeni bir yaklaşım getirmişlerdir. Horasanda başlayan yolculuk uçsuz bucaksız bir alana yayılmıştır. Zamanın ilim, irfan ve de esnaf teşkilatı olmuştur. Bugün binlerce örneği görülebilir. Tapınak şövalyeleri vs. gibi sıralamak gayet mantıklı olabilir. Amaç olarak yaptıkları şey aslında aynı. Din ve kültür aktarımı yapmak ve bir arada kalmaktır.

Kısa bir tarihi irdelemeden sonra günümüze dönmek gerekirse, ahilik belli bir zamana terk edilip bırakılmayacak kadar önemli bir yapılanmadır. Günümüzde dejenere olmuş bir dünya bulunmakta. Kendi benliğini kaybetmeye yakın topluluklar bulunmakta. Bu sadece bizler için değil, tüm dünya kültürleri insanları aynı problemi yaşamaktadır.

Biz dar çerçeveyi ele alırsak, yani ülkemiz ve bizler üzerinden olaya yaklaşırsak, tehlike ve problemi görebileceğimizi ümit ediyorum.

Ahilik, ekonomik anlamda yarar sağladığı kadar kültürel ve eğitsel olarak ta fayda sağlayan bir yapıydı. Bugün nasıl ki binlerce cemaat tarikat vs. varsa ahilik bu ihtiyaçları karşılıyordu o zamanlar. Ahiler kendilerini geliştirmiş donanımlı kimselerdi. Kişilere her manada tatmin edici yol gösterici usta kimselerdi. Zamanlarının ordinaryuslarıydı belki de ahiler.

Çağımızın kanayan yaralarından olan manevi duyguların sömürülmesi ve bu duygulardan çıkar elde edilmesi bizleri düşünmeye sevk ettiğini sanıyorum. İnsanlar vicdani boşluklarını manevi açlıklarını doldururken maddi imkanlarını seferber ediyorlar arkasının nereye gittiğini bilmeden huzur buluyorlar. Amaç istek ne kadar doğru olsa da arkasını görmediğimiz bir yere girmek çok tehlikelidir.

İslamiyetin yayılmasında ahiler çok çalışmışlar, ahiliğe aidiyet duygusunda bulunanları her zaman gözetmişler bir kişinin problemini tüm kardeşlik benimsemiş aynı şekilde sevincini tüm kardeşlik paylaşırdı.

Günümüze ne kadar da benziyor değil mi?! Ahilik olması gereken yerde maalesef ne üdüğü belirsiz kişiler kurumlar türemiş insanları sömürmeye başlamışlardır. Zamanın vebası haline gelmiş aç gözlülük bitmez tükenmez arzular kimilerinin çıkar aracı olduysa da kimilerinin de bittiği bir çukur olmuştur.

Ahilik eğer hala devam etseydi; esnaf, zanaatkar, iş adamı, sanayici vs. tüm meslek erbabları birbirlerinin faydasına çalışacak ve de manevi boşluğu ehil kişilerce giderilecekti. Bugün meslek odalarına bağlı olan kişilerin aidatlarını ödeyip, rutin kontrollerden geçip, ayda yılda bir toplantılara katılarak angaryaya dönüştürdüğü şeyler ahilik düzeniyle zevkli hale gelecektir.

Tabi ki ahi olacak kişilerde beşik ulemalığı gibi babadan oğla geçen bir sistemle gelmemesi gerekir. Çağını yakalayabilmiş, din felsefesi ve dini bilgileri sağlam olan bireylerden toplanan aydın meclis tarafından seçilmesi gerekir.

Günümüzde ki ahlaki bozulmalara bir nebze de olsa ışık tutabilecek yapıdır ahilik aynı zamanda. Bize aslında ters olan “para, para, para” mottosunun dejenere ettiği kültürümüzde , ahlakımızda ve de insanlığımızdaki yaraları sarabilecek deneyim ve tatbikleri eldeki mevcut imkanlarla işler hale getirecektir. Nasıl ki herkesin “ahlak” anlayışı vardır işte bu ahilik teşkilatıyla bilinçli işler hale gelecektir.

Yalnız başına ahilik düzeltecek demek ahmaklıktır. Elbette bu teşkilatla birlikte birçok yapıya ihtiyaç vardır yeni ihtiyaçlar da doğacaktır. Zamanımızın akla zarar gelişmeleri, evrenin değişen entropisinden dolayı sürüklendiği kaosu, ahlaki çöküntülerimizin açtığı çıkmazları düzene sokacak bir yardımcı kurumdur ahilik.

Ahilik, her ne kadar ekonomik ve ticaret teşkilatı gibi görünse de; yiğitlerin, hoşgörü sahiplerinin, bireycilikten toplumculuğa uzanan yolun ve yolcuların birlikte olduğu yerdir. Ahi Evranlar, Mevlanalar ve daha isimlerini sayamadığımız nicelerinin yoludur. Yol arayanlara ışık olan bir araçtır. Ahlaki çöküntülere, çaresizliklere reçete, sosyal problemlere bir devadır…

Yazar Hakkında

Editör

Yorum Yap