Aktüel Gündem

Aşkın En Saf Hali

Yazar | Seda Çiçek

Gel, gel, ne olursan ol yine gel,
İster kâfir, ister Mecusi, ister puta tapan ol yine gel,
Bizim dergâhımız, ümitsizlik dergâhı değildir.

Her yıl ülkemizde Aralık ayinin 17. günü başta Konya ve İstanbul olmak üzere Mevlana Celalettin Rumi’yi anma törenleri yapılır. Bu törenlere Şeb-i Aruz yani düğün gecesi denir. Bu törenlere ülkemizden ve dünyadan pek çok katılım gerçekleşmektedir. Mevlana, ölümünün gerçekleştiği gün kendisinin en mutlu günü olduğunu ve ebedi sevgiliye kavuşmayı bir düğün olarak niteler ve o yüzden bu törenlere Şebi Aruz düğün gecesi denir.

Mevlana tasavvuf felsefesinin en ünlü isimlerinden biridir. Mevlana kimdir diye bir bakacak olursak, Afganistan doğumlu olan Mevlana’nın babası   Sultanü-l Ulema Bahaeddin Veled’ir . Mevlana’nın ilk hocası babasıdır. Felsefe ve pek çok ilmi babasından öğrenmiştir. Afganistan doğumlu olan Mevlana yaklaşan Moğol isyanı gibi tehlikelerden dolayı ailesi ile önce Karaman’a sonra Selçuklu Devleti’nin başkenti olan ve bizzat dönemin sultanı Alaattin Keykubat tarafından Konya’ ya çağırılır.

Mevlana kendi yasadığı donemde büyük âlim ve hocadır. Medresede ders verir aynı zamanda sohbetler yapar. O önemde dergâhı oldukça popülerdir. Ancak onu yüzyıllar sonrasına taşıyan ise şüphesiz hocası Şemsi Tebrizi’dir.  Gönlümün aynası dediği Şemsi Tebrizi. İnsan sevgisi hoşgörü ebedi aşkı bulma gibi unsurları Mevlana’ya öğretmiştir. Şems o döneme göre asi sivri dilli biridir. Kendini sadece ibatede ve Allaha adamıştır.  Mevlânâ, artık vaktinin tamamını Şems’in sohbetlerine ayırır olmuş, Şems’in sohbeti ile nurlarına gömülüp gitmiş, artık bambaşka bir âleme girmişti.

Bu durum Konya’da bazı dedikodulara neden olur ve Şems önce Şam’a gider. Sonra Mevlana’nın ısrarlarına dayanamaz geri gelir. Geldikten kısa bir süre sonra ise ortadan kaybolur. Pek çok kaynakta öldürüldüğü rivayet edilir. Şems gittikten sonra Mevlana kendini tamamen içine kapanmış ve o büyük eseri Mesnevi yazmıştır.

Onun yüzyıllar sonra bile dünyada ve ülkemizde tanınmasına ise şüphesiz ki engin hoşgörüsü, alçak gönüllüğü, insana verdiği değer vardır. Konya ilimizin haritada yerini bilmeyen farklı kıtalardan birçok kişi Rumi adını bilmekte ve Mevlana’nın eserlerini okumaktadır.  Onun kitaplarını okuduğumuzda yüreğinde insan sevgisi ve Allah olan aşkın en saf halini yaşadığını görmekteyiz. Yaklaşık 700 yıl önce iyi insan olma, hoşgörülü ve mütevazi olmanın önemi anlatan Mevlana, insana insan olmanın gerektirdiği pek çok şeyi söylemiş ve öğütlemiştir. Özellikle insanın Allah’ın yarattığı en mükemmel varlık olduğunu ve yarattığı insanlar arasında hiç bir ayrımın olmadığını vurgulamıştır. Bütün insanların din, dil ırk mezhep farklılığı olsa da özlerinde Allah’ın nurunun aynası olduğunu ve herkesin eşit olduğunu söyler. Hoşgörünün insanlığın özü olduğunu ve birlik beraberliğin temeli olduğunu vurgular. Birlik ve beraberliğe bu kadar ihtiyacımızın olduğu şu günlerde Mevlana’nın yedi öğüdünü yeniden okuyup üzerinde düşünmenin gerekli olduğunu düşünüyorum…

  1. Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol.
  2. Şefkat ve merhamette güneş gibi ol.
  3. Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol.
  4. Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol.
  5. Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol.
  6. Hoşgörülükte deniz gibi ol.
  7. Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.

Yazar Hakkında

Seda Çiçek

Yorum Yap