Edebiyat

Ayrılık Sevdaya Dahil

ayrılık
 Gözlerin;
biraz nadan,
biraz da hıçkırık tadında  bir Ankara akşamını andırıyordu
ve soğukta üşenmeksizin çalan sokak çalgıcıları Sakarya caddesinde.
Grilikte titreyen bu şehirde hep özgür kalan ,
beni düşünmeden uyuyamayan bir devlet memuresi hayali kurdum ben
bir de bu hayalin suyun üzerinde ne kadar bakir kalabildiğini
ve  memure kelimesinin ne kadar yavan olduğunu.
Bu grilikte bile gözlerin;
Roma’da intihar eden bir gladyatörün sessiz çığlıklarını
Ailesini el üstünde tutulan Sicilyalı bir babanın ihtirasını

                                      *  * *
Uçurtmaların Alplerdeki ihtişamını
İsveç’de bir pınarın gözünden akan yaşını anımsatıyordu.
Ve farkına vardım ki
Bir yerde birileri ağlatmış seni  bu gözlerine rağmen,
anlamam hala.
Oysa benim hayalimde bile sen ağladığın zaman, sessiz kalmak
Mısırda bir piramitin yıkılışını seyredip de tepkisiz kalmak
İngiltere’nin sisli coğrafyasında Matmazellerle Fransa’nın iadesini konuşmak
Çin’de o kadar hayvan sesleri arasında  ölümlü bir insana tapmak  gibi bir şeydi.
Senden sonra;
boğazıma sapladığım Hindistanlı tüccar hıçkırıklarını
Afganistan’da ağlayan, Filistin’de yok edilen yoksul ve yetim halka paylaştırıyorum.
İspanya vaadiyle ikna edilip  Portekiz sularına ayak basan bir gemici gibiyim.
Çünkü, gözlerini karşılıksız sevmek;
İstanbul’da köprüleri yıkmak ya da bütün boğaza beton dökmek
iki yakayı ölüm sirenleriyle ağlatmak ya da ormansız bırakmak.
Çünkü, seni karşılıksız  sevmek;
Dünyaya karşı koyarcasına  bütün vapur seferlerine zincir vurup
Ankara’ya demir atmak
Velhasılı kelam
Seni sevmek;
Tek başına anlamsız bütün kelimeleri en güzel cümle içinde kullanmak gibiydi
ve
“ayrılıkta sevdaya dahil”

Yazar Hakkında

Nihat KARAKUŞ

Yorum Yap