Doğa Düşünce Edebiyat

Ben Gamlı Hazan

Yazar | Murat CANVER

Ben Gamlı Hazan, sense bahar

Dinle de vazgeç

 

Eylül ayı sonbaharın başlangıcı… Bir diğer deyişle hazanın, yani hüzün mevsiminin…

Sonbahar niçin hüzünle ilişkilendirilmiştir?

Doğanın diğer mevsimlerine nazaran sonbahar terk edişlerin, ayrılıkların görüldüğü mevsim olduğundan bir matem havasına bürünür.

Hayvanlar doğayı terk eder, barınaklara çekilmeye başlarlar, bir kısmı ise kış uykusuna hazırlanır,

Çiçekler bitkileri terk eder, yapraklar ağaçları;

Deniz dinginliği bırakır, artık dalgalıdır

Güneş günü terk eder yerini geceye bırakır, artık geceler uzamaya başlar.

Mehtap denizi terk eder, bulutların gölgesine gizlenir.

Sıcak iklimi terk eder, soğuklara kapı açılır.

Doğa ölümle bütünleşir, bir ölü gibi renklerinden soyunur…

İnsan ise bu mevsimde kronik yorgunluklar, depresyonlar yaşar.

Neşe insanı terk eder, yerini hüzne bırakır.

Zeval kış ile nihayete erer…

Peki, ama niçin?

***

Yeniden doğuş ve yeni bir yaşam için elbet!

Çünkü doğada ve doğal olanda asıl olan ölüm ve hüzün değil, yaşamdır.

Yaşama sıkı sıkıya bağlı olarak var olan tüm canlılar ölüme doğru yol alırken dahi yeni bir yaşamın umuduyla ilerler. Tıpkı bahar mevsimindeki doğa gibi…

Hayvanlar barınaklardan çıkar, doğanın o sonsuz döngüsü içerisindeki farklı rollerini ifa ederler.

Baharda çiçekler hiç ölmemiş gibi canlı ve renkli açarlar.

Deniz dinginleşir ve güneşin parlaklığını yansıtır.

Güneş günü yeniden kucaklar, hiç bırakmamış gibi. Gün gecenin ondan çaldığı vakitleri geri almaya başlar.

Mehtap zorla ayrıldığı sevgilisine, denize kavuşur.

İklim kendini bulur ve sıcaklığı dört bir yana yayar.

Doğa ölümünden sonra yeniden dirilir ve yeni bir yaşamın kıyısındadır.

İnsan ise yine bir yorgunluk süreci ile karşıladığı baharda daha umutlu ve canlı duygularla donanır.

İnsan hüznü alt eder ve neşe kuşanır.

Peki, tüm bunların sonunda yine ne vardır?

Doğanın canlılığının kemali olan yaz mevsiminin ardından yeniden zevale doğru evriliş başlar ve bu kemalin son noktasında doğayı yine hazan karşılar.

***

 

Bu nedenle yaşamın başı hazan sonu hazandır;

Ya da başı bahar, sonu bahardır;

Ya da başı hazan, sonu bahardır;

Ya da başı bahar, sonu hazandır.

Doğanın bu sonsuz döngüsü içerisindeki rollerimiz ve konumumuz bizi bu dört yaşam yolundan birine mecbur bırakır. Başka seçenek yoktur.

Çünkü doğa böyledir, doğal olan böyledir, ilahi nizam böyle süregelir.

Bu yüzden;

“Ben gamlı hazan, sense bahar; dinle de vazgeç” demiyorum.

Aksine vazgeçme diyorum,

Doğa, hazan ve baharın zıtlıklarını bütünleştiren diyalektik bir ilerleyişe haizdir.

Hazan baharsız, bahar hazansız var olamaz!

Hazan bahardan gelir, bahara gider,

Baharsa hazandan gelir ve hazana gider.

Ey gamlı hazan!

Dinle de bul baharını…

Seni sen yapanı, bütünleyenini, varlığının olmazsa olmazını.

Ama ne yaparsan yap sakın vazgeçme!

Çünkü hazanın da baharın da Rabbi birdir.

Yani ikisinin birleştiği tek bir nokta vardır.

İşte baharını o noktada bul çünkü

Bahar bir noktaydı, onu hazan çoğalttı…

 

 

Yazar Hakkında

Murat CANVER

Gaziantep Üniversitesi Endüstri Mühendisliğini bitirdi. Üniversite yıllarından beri pek çok farklı disipline ilgi duydu. Mühendislik üzerine yüksek lisansında Meta-sezgiseller üzerine çalışan Canver’in felsefi merakı ağır basınca yüksek lisansını yarıda bıraktı. Din, Felsefe, Psikoloji, Tarih, Siyaset ve Sinema Sanatı üzerine merakı olan yazar, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Felsefe ve Din Bilimleri’nde yüksek lisans yapmaktadır. Genç Kültür, İndigo gibi internet dergilerinde çeşitli alanlarda yazılar yayınlamış, Cinerium adlı sinema sitesinde film eleştirileri yazmıştır. Godfather Sinema Dergisinde halen yazıları yayınlanmaktadır. İyi derecede İngilizce bilen Canver, 2009’dan bu yana yazdığı yazıları derleyeceği bir kitap ve felsefi bir roman üzerinde çalışmaktadır. Evli olan yazar, Ankara’da yaşamaktadır.

Yorum Yap