Düşünce Felsefe

Boynumun borcudur!

boynumun borcudur
Yazar | Fikri AKSU

İnsanın ilk özgürleşme eylemi bebeklikte boynunu kaldırmasıyla başlar. Kendi kendine yeterliliğini ilk ispatladığı durumdur. “Boynunu bükmek” ifadesi de yine boynun bu anlamına ithafla kullanılır.

İnsan hem maddi bir tarafa hem de maddi yanını aşarak bir manaya ulaşmaya meyilli hasletlere haiz bir varlıktır. Bir bedeni ve cismi bir yaşamı vardır, ancak bununla yetinmez maddesellikten sıyrılır ve ruhani bir yöne meyleder. Bu ruhani yaşamı insan kendi kavram dünyasını inşa ederek meydana getirir. Yani anlam ile…

Boyun, baş ile vücudu birbirine bağlayan, tekil ve köprü vazifesi gören bir uzuvdur. Baş ve vücut arasında yani beyin ile beynin yönettiği diğer organlar arasında eşsiz bir köprü… Dolayısıyla kontrolün merkezi beyin ile duyguların merkezi kalp (kan pompalaması sebebiyle) boyun vasıtasıyla bir araya gelir. Boynun fiziksel yönü ve işlevi budur. Ancak boynun bir de insanın kavram dünyasında yer etmiş anlamlar dizisi mevcuttur. Kavramlar dilsel ifadelerle karşılığını bulur. Bu nedenle boyuna dair bazı dilsel ifadeler ve fiili durumlarla, bu uzuv ve bu uzva dair insanın ne tür anlamlar ürettiğini incelemek isterim.

 

Vebali boynuna

Bir işin tüm sonuçlarını yüklenme anlamında kullanılan ifadedir. Yapılan iş el ile yapılır. El ile kazanılır, el ile eylenir. Eylemin fiili ele, sonucun sorumluluğu ve yükü ise boyuna atıfla belirtilmiştir. Boyun burada bir hesap verme, yüklenme ve sorumlu durumda olmaya dair bir anlama göndermede bulunur.

Boynum kıldan ince

Burada erk, güç anlamında kullanıldığını düşünüyorum. Bebekler boyunlarını kaldıramaz, çünkü güçlü değildir ve bir başkasının desteğine muhtaçtır. Dolayısıyla insanın ilk özgürleşme eylemi bebeklikte boynunu kaldırmasıyla başlar. Kendi kendine yeterliliğini ilk ispatladığı durumdur. “Boynunu bükmek” ifadesi de yine boynun bu anlamına ithafla kullanılır. Rızadan çok itaat manasına gelen bu deyim, daha çok insanın kabul etmediği ama teslim olduğu durumları kapsar.

Boynumun borcu

Vebal yüklenen boyunla yakın anlama sahip olmakla birlikte ince bir farkla ayrılır. Burada da yüklenme ve sorumluluk olmakla birlikte, vebalde bir eylemin sonucundan doğan vicdani bir sorumluluk doğarken, burada sorumluluktan doğan bir eylem, bir geri bildirim söz konusudur. Sorumluluk doğmuştur, buna binaen yapılacak şey taahhüt edilir.

İnfaz şekli olarak boyun

İdamların veya intiharların önemli bir kısmı boyun üzerinden infaz edilir. Boyundan asılma ya da yüzyıllarca giyotinle yapılan idamlar… Biyolojik olarak canının çabuk çıkması hedeflenmiş olmakla birlikte, sosyolojik olarak da bir sergileme ve ibret vesikası kılma amaçlanır. Psikolojik boyutunda insanın gücünü temsil eden tarafına vurulmuş bir darbe olan idamlar, işin felsefi yönünden bakıldığında zihnin yeri olan beyin ile bedeni birbirinden ayırarak onu hem bedenen hem de ruhen darmadağınık bir hale getirmek, ölümünden sonra dahi bütünlüğünü korumasına izin vermemek düşüncesi yatar.

Genel olarak mesuliyet ve güç anlamlarına işaretle kullanılan boyuna dair son cümleyi de mutlak hakikate bırakalım:

“Her insanın amelini boynuna yükledik…” (İsra-13)

Yazar Hakkında

Fikri AKSU

Tahmis Dergi'de doğdu. Hayattan beklentisi burada yazarak ölmektir.

Yorum Yap