Edebiyat

Çapa’da Bir Gün

çapa onkoloji
Yazar | Seda Çiçek

Yağmurlu, sıkıntılı bir sabah. İstanbul’un yoğun trafiğinden bunalmış bir şekilde hastaneye varıyoruz. Burası Çapa Onkoloji Enstitüsü…

Annem başka bir hastanede aldığı yoğun tedavilerden sonra tanıdığımız bir doktor tarafından birde burada muayene olacak. Son iki senesi çok yoğun ilaç tedavisi ile geçen altı sene. Tedavi süreci çok sancılı ama umutluyuz. Bekliyoruz derman verecek gözlerle…

Çok kalabalık ve doktorumuz çok yoğun. Zor bir yer. Yoğun bir koşturma var. Ama herkes sessiz ve saygılı. Hemen hemen herkes de hastalığın temel belirtisi aynı. Yoğun ağrılar ve vücudun değişik yerlerinde oluşan sıkıntılar.

Kemoterapi için ilaç sırasında bekleyenler var. Bir an kendimden utanıyorum o attığım hızlı adımlardan. Çünkü çoğu çok yorgun. Yüzlerde aynı sarılık. Bakışlarda aynı donukluk. Pek insanlara bakmak istemiyorum. Utanıyorum, en çokta günlük hayatta kaygı duyduğum şeylerden.

Evim küçük ve uzak.

Arabam eski.

Yetişmeyen isler var. Bunların hepsinin gereksiz ve boş olduğunu anlıyorum. Bomboş.

Eğer bir yerinde bir hastalık, bir ağrı varsa hayatındaki hiçbir şey bu ağrıyı geçiremiyor ne kazancın ne kariyerin…

Buradaki insanların yerine kendimi koymaya çalışıyorum…

Ne kadar gereksiz şeylere takılmışım…

Hayat ne kadarda boş geldi.

Kızdığım,üzüldüğüm mutlu olduğum her şey koca bir boşluktu.Sağlığım ve huzurum olmazsa,bu koca dünya bomboş bir yerdi…

Koridorda birkaç kişi ile sohbet ediyorum…

Bir gün öncede aynı teyze ile göz göze geldik. Ben utanıp yüzümü indirmiştim. Bu sefer cesaret edip yanına gittim ve sohbet ettim. 2008’den beri tedavi oluyorum dedi. Karnındaki bir poşeti gösteriyor. Safra kesesinde olduğu için çok sarardım diyor. Geçmiş olsun deyip şifa dileklerimden sonra koridorda yürümeye devam ediyorum. Kuytu bir köşede tekerlekli sandalyede bir çocuk gördüm, kusuyordu. Belli ki hastaydı ve kemoterapi görüyordu. Yanına yaklaşamadım. Çok küçüktü ve yaşadığı acıyı, hastalığı annesinin yaşadıklarını anlamaya çalıştım.

Oğlum aklıma geldi. Gözlerim doldu ne yapacağımı bilemedim.

İçimden isyan etmek geldi. Derin bir nefes aldım, hikmetinden sual olunmaz dedim Allah’ıma. Ona sığındım. Her şeyin bir sebebi ve yaşamın bir amacı vardı. Kimin için neyin hayırlı, neyin hayırsız olduğuna karar vermek benim gibi bir acize düşmemişti. Yüreğimi bununla soğutmaya çalışıp tüm çocukların hiçbir zaman hastalanmaması için içimden dua edip enstitüden dışarıya çıktım.

Biraz hava aldım, enstitüye giren çıkan bir sürü insan var. Sanki tüm İstanbul hastaydı. İçim daha da sıkıldı…

Yaşamak, ölmek, hastalık, sağlık,oğlum, annem, eşim hepsi beynimde dönüp durmaya başladı…

Yaşamın anlamını sorgulamaya başladım. Neydi bu hayatın anlamı, acıların mutluluklarını düşündüm. Sanırım hayatta en önemli zaman bugündü.

Bugünümü düşünüp enstitüye geri döndüm. Doktor annemi muayene edip yeni ilaçlar verdi ve tedavi için biraz güçlenmesini bekleyeceğiz dedi.

Teşekkür edip yeni umutlarımızla hastaneden hastaneden ayrıldık.

Yeni bir umut…

Not: Böyle sıkıntılı ve zorlu bir yerde görev yapan Çapa Onkoloji Enstitüsü personeline anlayış ve yardımları için çok teşekkür ederim.

Yazar Hakkında

Seda Çiçek

1 Yorum

  • Merhaba Seda Hanım,
    Yazılarınızı çok beğendim. Çok güçlü bir yorumunuz var. Bir sonraki yazınızı merakla bekliyorum. Başarılar…

Yorum Yap