Gezi-Yaşam

Çocukla Kapadokya’da Bir Hafta Sonu

Her sabah gökyüzünü dolduran balonları izlemek ,el sanatlarını devam ettiren seramik atölyelerinden alışveriş yapmak ve yerel lezzetlerin tadına bakmak için, doğa ve tarihin bütünleştiği  yer Kapadokya’ya uzun zamandan beri gitmek istiyordum.

Genelde tatillerimiz için birkaç hafta önceden biletler alınır, otel ayarlanır, gezilecek yerler araştırılır ve o günün gelmesi heyecanla beklenirdi. Ama bu sefer yanımızda minik oğlumuz ve iki gün önceden alınmış bir biletimiz vardı. Son anda karar verilmiş heyecanlı bir hafta sonu bizi bekliyordu.

İstanbul’dan open sky havalimanı olarak kabul edilen Nevşehir Havalimanı’na indik. Kesinlikle yapmanız gereken bizim gibi çocuklu bir aileyseniz araba kiralayın ve kiralama işlemini Kapadokya’ya gitmeden bir gün önce yapınız. Çünkü indiğinizde birkaç araba kiralama firması olduğundan kiralık araba kalmayabiliyor. Birkaç ailenin araba kiralamak için uğraşıp da kiralayamadıklarına şahit olduk.

Araba kiralama firmalarında genelde bir yada iki bebek koltuğu olduğundan bebek koltuğu istiyorsanız önceden belirtmenizde fayda var. Çünkü Kapadokya’da mesafeler kısa gözükse de çevre ilçeleri ziyaret edecekseniz kesinlikle yararlı oluyor.

Kalacağımız oteli booking.com dan sadece görsellere ve oğluma uygunluğunu düşünerek baktım. Benim için oda seçiminde önemli olan odanın merdivensiz olması ve su ısıtıcının olmasıydı. Su ısıtıcının ne önemi var diyebilirsiniz çocuğunuz olduğunda büyük kurtarıcınız. Ortahisar’da konsept olarak farklı The House otelinden yer ayırttım. Otelimiz bir çok noktaya konum olarak yakın istediğimizde otele dönebileceğimiz bir konumdaydı.  Kapadokya’da nedense otellerin puanları çok yüksek. Puanlar çok yüksek olunca da beklenti yüksek oluyor. Fakat Kapadokya gezimizde  gördüm ki yerel esnaf turist kavramını çok iyi anlamış ve neredeyse irtibat kurduğumuz bütün esnaflar güler yüzlü ve yardımseverdi. Tabi ki otelimizdeki personelde gayet güler yüzlü idi.

Eğer sizde bizim gibi herhangi plan yapmadıysanız, merak etmeyin otel personelleri gayet bilgili, size verdikleri harita ile gidilecek yerleri gayet akıcı bir şekilde anlatıyorlar.

Kapadokya’da gezilecek bir çok yer var. Her yere 10 dakika ayırıp da döndüğünüzde taş toprak demek istemiyorsanız iki günde bütün tarihi ve turistik mekanları hepsini gezmeniz çok zor.

Sabah erken saatlerde otelimizde kahvaltımızı yaptıktan sonra ilk olarak Göreme Açık hava müzesine gittik. Gezimiz boyunca birçok müzeye gireceğimizi düşünerek müze kartı aldık. Giriş ücreti 30 TL. Müze kart 50 TL.

cocukla_kapadokya_haftasonu_2

Göreme Açık Hava Müzesi

Göreme Açık Hava Müzesi M.S.IV. yüzyıldan XIII. yüzyıla kadar yoğun bir şekilde manastır hayatını görebileceğiniz kaya yerleşim yeri. Kayaların içinde kiliseler, şapeller, yemekhaneler ve oturma yerleri mevcuttur. Çok fazla kilise olmasına rağmen sadece sekiz tanesi ziyaret edilebiliyor.

Müzenin tarihini dinleyerek gezmek istiyorsanız girmeden önce kulaklık temin edebilirsiniz. Yerler genelde taş ve yokuş olduğundan dolayı bebek arabasız gezdik. Tabi o yokuşlarda baba için kolay olmuyor.

cocukla_kapadokya_haftasonu_3 cocukla_kapadokya_haftasonu_4

Paşabağ Vadisi

Göreme -Avanos yolu üzerinde Çavuşin, Zelve ve Paşabağları Vadisi görülecek yerler arasında yer alıyor. Zamanında buralarda Hristiyan dervişler yaşamış. Paşabağları vadisinde peri bacalarını en iyi şekilde görebiliyor ve arasından rahatlıkla yürüyebiliyorsunuz. Bizim minik uyuduğu için bebek arabasıyla rahatlıkla gezebildik.

cocukla_kapadokya_haftasonu_5

Avanos

Kızılırmak’ın ikiye böldüğü Avanos Nevşehir’e 18 kilometre uzaklıkta. Kırmızı topraktan yapılan çömlekleri ile meşhur küçük bir ilçe. Avanos’ta gezerken Çanakçı heykeli, Dereyamanlı kilisesi ve Alâeddin Cami ve Saruhan Kervansarayında gezebilirsiniz. Çömlek atölyelerini de ziyaret edebilirsiniz. Uzun yıllardır seramikle uğraşan Sultans Seramik kasabanın en büyüklerinden. Daha önceden randevu alınarak giriliyormuş ama şansıma atölyede kimse olmadığından randevusuz bir şekilde gezebildim. Uzun bir mağaradan geçtikten sonra büyük bir seramik atölyesi ve hediyelik seramikler bulabilirsiniz.

cocukla_kapadokya_haftasonu_6

Kızılçukur Vadisi

Kızılçukur Vadisinde kesinlikle gün batımını izlemelisiniz. Gün batımı saatine yakın gittiğinizde o müthiş manzarayı izleyebilirsiniz.

Kaymaklı Derinkuyu Mağarası,  Ihlara vadisi ve Güvercinlik Vadisi de görülmesi gereken yerler arasında.

cocukla_kapadokya_haftasonu_8 cocukla_kapadokya_haftasonu_9

Ihlara Vadisi

Ihlara vadisi Nevşehir’den bir buçuk saat uzaklıkta yer almaktadır. Bizim minik uyuduğu için gezimizin ikinci gününde oradan gezmeye başladık. Uyuduğu için yol boyu manzarayı seyrederek gittik. Ihlara vadisi ülkemizde nereler varmış diyeceğimiz doğa harikası bir yer. Vadinin içine ulaşmak için 400 basamak merdiven inmeniz gerekiyor. Çocukla inerken güle oynaya iniyorsunuz ama çıkarken biraz yoruluyorsunuz. Ama yorulduğunuza değecek. Uzun bir yürüyüş mesafesinde sonra kiliseleri görüyorsunuz.

Yeraltı şehirlerini çocukla gezmek daha eğlenceli olabiliyor. Mağaralar dar olduğu için çocuğunuz tabi yürüyebiliyorsa kolaylıkla gezebiliyorsunuz.

cocukla_kapadokya_haftasonu_10

Kapadokya dan ayrılacağımız sabah o eşsiz gün doğumuyla birlikte yükselen  balonları izlemek için sabah uçağa gitmeden önce tekrardan Kızılçukur Vadisine gittik. O hayal ettiğim manzarayı izleyerek oradan ayrılıyorduk.

 KAPADOKYA , ÇOCUKLA TATİL

 EKİM 2016

Yazar Hakkında

Meltem Gürün

Yorum Yap