Psikoloji

Çocukluğa Dair Notlar: Emme ve Bağımlılık

emme-ve-bagimlilik
Yazar | Murat CANVER

Çocukluğa dair notlar yazı dizimizin sondan ikinci yazısına ulaştık. Bu yazıda ‘emme ve bağımlılık’ konusunu sorduğumuz sorular ışığında irdeleyeceğiz.

Emme yeni doğan bebeği hayatta tutan ve yaşamının devamını sağlayan temel unsurdur. Anne karnında kordon vasıtasıyla beslenen bebek, dünyaya geldiğinde bu ihtiyacını karşılayacağı yegâne yol olarak emme güdüsü ile karşı karşıya gelir.

Hayata gelinen ilk dakikalardan itibaren bu eylem çoğu bebek tarafından başarıyla gerçekleştirilir. Emmek istemeyen bebekler de görülür ancak onlar da bir süre sonra bu duruma alışmaktadır. Emmek istemeyen bebekler niçin böyle davranmaktadır? Acaba bu, doğuştan bir takım karakteristik özelliklere sahip olduğumuzu mu gösterir?

Doğduğunda emmek istemeyen bebeklerin daha melankolik ruh haline sahip veya büyüdüğünde daha özgür olduğu ile ilgili bir araştırma yapılsa sonuçları nasıl olurdu?

Böyle bir araştırma yapmak, bunun sonuçlarını analiz etmek ve bebekliğin ilk dönemlerindeki tutumların olgunluk dönemindeki davranışlara etkisini incelemek isterdim.

Melankolik olma ihtimali yaşamın en temel yetisi olan beslenmeyi reddetmesi yani bir anlamda yaşama ket vurmasıyla ilişkilidir. Özgür ruhlu olma ihtimali ise emmenin bağımlılık ile sıkı ilişkisi çerçevesinde değerlendirilir. Şu soru sorulabilir: Bebek ilk doğduğunda beslenmeye ihtiyaç duymaktadır. Bu nedenle emmeye olan düşkünlüğü en temelde psikolojik değil fizyolojik olmalıdır. Bu fizyolojik ihtiyacın zamanla psikolojik hale geldiği varsayılmaktadır. O halde niçin emmenin psikolojik yönü olduğu iddia edilmektedir?

Bu soruya şöyle cevap verebiliriz. Bebeğin ilk aylarda beslenme güdüsüyle hareket ettiğine şüphe yoktur. Çünkü anne sütü kendisi için oldukça yeterli ve doyurucu bir besindir. Sonraki aylarda bebeğin dış gıda takviyesine ihtiyaç duymasına neden olan olay gerçekleşir. Anne sütünün tadı ve yararlılığı bozulur. Bu gelişmeye rağmen bebeğin uzun süre emmeye devam ettiği görülmektedir. Yani sadece beslenmeyle ilgili olsaydı, bebeğin dış gıda takviyesini aldıktan sonra anne sütünü almayı kesmesi gerekirdi. Ancak sonuç hiç de öyle değildir. Çünkü emmek bebeğin anne ile olan kurduğu ilişkidir, diyaloğudur ve ona bağlılığının ritüelidir. Dücane Cündioğlu şöyle der:

…İrfan, çocuğun emdiği ‘şey’in (hakikatte) süt değil şefkat olduğunu söylemektir.

Bebeklikteki emme eylemi, insanın doğuştan bağımlı bir varlık olarak dünyaya geldiğini, Ali Şeriati’nin deyimiyle ‘zincirlerle bağlandığı zindanları’ olduğunu ve kimi ruhların yaşamları boyunca bu zincirlerden kurtulmaya çalıştığını düşündürmektedir. Hatta olgunluk döneminde edinilen tiryakiliklerin dahi bu emme eylemi ile ilişkisi olabilir. Çocukluğunda emmeye düşkün olanların olgunluk çağlarında madde veya başka türden bağımlılıkların olup olmadığına dair veyahut da çocukluğunda emme ihtiyacını tam giderememiş bireylerin olgunluk çağlarında madde veya başka türden bağımlılıkların olup olmadığına dair bir araştırma yapılması gerekmektedir.

Böyle bir araştırma bizim bebekliğin ilk dönemlerindeki tutumların olgunluk dönemindeki davranışlara etkisinin olduğu varsayımımızı kuvvetlendirecek ve fizyolojiden psikolojinin, bedenden zihnin, fizikten metafiziğin nasıl inşa edildiğine dair küçük bir fikir verecektir.

Yazı dizimiz ‘oyun’ konusu ile devam edip son bulacaktır.

Yazar Hakkında

Murat CANVER

Gaziantep Üniversitesi Endüstri Mühendisliğini bitirdi. Üniversite yıllarından beri pek çok farklı disipline ilgi duydu. Mühendislik üzerine yüksek lisansında Meta-sezgiseller üzerine çalışan Canver'in felsefi merakı ağır basınca yüksek lisansını yarıda bıraktı. Din, Felsefe, Psikoloji, Tarih, Siyaset ve Sinema Sanatı üzerine merakı olan yazar, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Felsefe ve Din Bilimleri'nde yüksek lisans yapmaktadır. Genç Kültür, İndigo gibi internet dergilerinde çeşitli alanlarda yazılar yayınlamış, Cinerium adlı sinema sitesinde film eleştirileri yazmıştır. Godfather Sinema Dergisinde halen yazıları yayınlanmaktadır. İyi derecede İngilizce bilen Canver, 2009'dan bu yana yazdığı yazıları derleyeceği bir kitap ve felsefi bir roman üzerinde çalışmaktadır. Evli olan yazar, Ankara'da yaşamaktadır.

Yorum Yap