Edebiyat

İnsan

İnsan…

Habersiz yaşıyor var olduğundan…

Kendinden gayrı her şeye değer biçiyor ama kendisini görmüyor insan..

Dönemiyor anadan üryan doğduğu günün saflğına,

bulamıyor kendisini aynalarda,

dahası anlatamıyor çoğu kez kendisini sayfalarda..

İnsan…

Egolarından arınıpta bakamıyor hayata…

En sevdiğinden dahi şikayetçi olabiliyor,

haddineymiş gibi kendini beğenmiyor,

kendisi olabilmek uğruna verdiği savaşta kendinden başka her şeye dönüşüyor insan…

Kendine yaranmak uğruna taklalar ata ata tamamlarken hayatı,

Yaradan’a yaranmak adına avuçlarına semaya kaldırmadan yaşlanıyor…

Kabul etmiyor yaşlandığını,

yaşlanması gerektiğini reddediyor

ve gizlemek uğruna hayatının sayılı kahkahalarını saklayan çizgileri yüzünden kendini harcıyor..

Bu hırs, bu kibir, bu öfke daha çok yaşlandırıyor, fark edemiyor insan…

Dünyaları geziyor,

sayısız fotoğraf karesinden gülümsüyor,

bin bir manzaraya tanıklık ediyor da gözleri;

kendi kabuğundan bir karış öteye gidememiş oluyor…

Bin bir türlü dünya nimetlerine değiyor da dili,

rızkında olandan fazlasına erişemiyor…

Çalışıyor, çabalıyor, sabahlıyor, gözleri hareleniyor yorgunluğundan,

nasibinden bir kuruş fazla kazanmıyor insan..

Türlü mecralarda aşkını ifşa ediyor da kalbinin yettiğinden fazla sevemiyor insan…

Planlar programlar yapıyor,

her gününü, her haftasını şekillendiriyor da;

planı çoktan yapılmış bir hayata dahil olduğunu görmüyor…

Reddediyor insan varlığını, var olma amacını iteliyor…

Olması gerekenin dışına çıkabilmek adına türlü hırslara kapılıyor, kayboluyor…

Okullar okuyor, kulluk ediyor türlü kimselere de;

kul olduğunu hatırlamadan yaşlanıyor insan…

‘İn’inin içinde kendini bir şey ‘san’maktan başka mahareti olmadan solup giden bir çiçek insan…

Toprağını beğenmeden, suyunu beğenmeden,

özünden bal yapmak niyetinde olan arılara burun kıvıran,

farklı iklimlerin hayalinde solup giden bir nihayetten ibaret insan…

Nihayetini hayırlı kılsın Yaradan,

Öze dönüşün olsun varlığını fark ettiğin an.

İnan;

İnanmak için varsın.

İnsan.

Yazar Hakkında

Esra Yüksel Koşu

1992 yılının Ağustos ayında İstanbul’da dünyaya geldim. İlköğretim ve lise eğitimimi bu şehrin bulutları altında tamamladım. Bu esnada okul dergilerinde ve birkaç kurumsal dergide şiirlerim yayımlandı. Eğitime ve insan ilişkisine verdiğim önemden ötürü öğretmen olmaya karar verdim. Balıkesir Üniversitesi Necatibey Eğitim Fakültesi’nde Kimya Eğitimi Anabilim Dalı’ndan yüksek lisans derecesi ile mezun oldum. Lisans eğitimim sırasında engelli erişilebilirliği konulu çalışmalar yürüttüm ve ODTÜ tarafından gerçekleştirilen bir yarışmada projemde derece kazandım. Eğitimimi tamamladıktan sonra İstanbul’a döndüm, halen burada yaşıyorum. 2 yıldır bir devlet okulunda Kimya öğretmenliği yapıyor, aynı zamanda da yazmayı sürdürüyorum.

Yorum Yap