Gezi-Yaşam

İzmir Bir Başka Güzel

İzmir’e üç kere gitmiş olsam da ilk defa sadece İzmir’i gezmeye gitmek istiyordum. Yaz tatiline giderken İzmir’e dönüşte uğrarız diyerek İzmir’i gezmeden dönerdik. Bu sefer kesin kararlıydım sadece İzmir’i gezecektim, Alaçatı ve Çeşmeye zaman kalırsa uğrayacaktım.

Mevsimlerden sonbaharın en güzel ayı Kasımdı.

Ege’nin incisi olarak adlandırılan İzmir, palmiye ağaçları ile bizi karşılıyordu. Kalacağımız yere gidene kadar şehir bende birçok duyguyu bir arada yaşattı. Palmiye ağaçlarını geçerken sanki güzel bir sahil kentinde geziniyorum, biraz ilerliyorum harabe yıkık dökük binalar, biraz daha ilerledikten sonra büyük bir plazanın ışıltısını görünce bir metropol de olduğumu hissediyorum. Farklılıkları kendi içinde bu kadar yakın barındıran güzel İzmir’e hoş geldim diyorum.

Güne yağmur ile başlamıştık. Risk almamak için biraz açık hava, biraz alışveriş olsun diye soluğu Forum Bornova’da aldık .Malum çocuk olduğu ve kaldığımız yere yakın olduğu için her hangi bir olumsuz hava şartlarında geri dönebilecektik. Açık havada gezilebilecek güzel bir alışveriş merkezi. Yağmur durmuştu ve geriye bıraktığı o güzel toprak kokusuyla kahvelerimizi sokak çalgıcısının çaldığı akordeon eşliğinde içtik. Havanın kötü olduğundan bizim minik için bebek arabasının yağmurluğunu ve üşümemesi için bere ve battaniyesini yanıma almıştım. İzmir’in ılıman iklim olmasını bekliyorsunuz ama Kasım ayında soğuğu hissediyorsunuz. Bizim miniğinde eğlenebileceği atlı karınca vardı. Onunla atlı karıncaya binerek çocukluğuma selam gönderdim. Havanın kötüleşmesiyle günü yemek ile bitirelim dedik ve İzmir’in o ünlü kumrusundan yedik. Kumru’nun neden İzmir’de çok sevildiğini anlamış olduk.

atlı karınca

İzmir’de güneş gözükmüştü. Gayet temiz güzel bir hava ile güne başladık. Kahvaltı için metro ile Konak’a giderek İzmir’in ünlü boyozuyla kahvaltı yapacaktık. Sabah saatleri olmasına rağmen metro gayet sakindi,  bebek arabasıyla hiçbir sıkıntı olmadan metro ile ulaşımımızı sağladık.

Boyoz  İzmir’in damak tadı ile özdeşleşen mayasız hamur. Boyozun ıspanaklı, sade ve peynirli çeşitleri var. Kahvaltı için tercih edebilirsiniz.

tarihi asansör

Tarihi Asansör

Asansör, İzmir’de bulunan tarihi yapılardan biri. Ulaşımı zor olan iki cadde arasındaki ulaşımı sağlamak amacıyla tarihi asansörü yapılmış. İzmir’i kuşbakışı izlemek istiyorsanız mutlaka ziyaret etmelisiniz. Asansör ile yukarıya çıkıldığında kafeler var. İsterseniz kahvenizi de manzara eşliğinde içebilirsiniz. Kasım ayının soğuğuyla bebeğiniz olması birleşince ne yazık ki o keyfi yapamıyorsunuz.

kırk merdiven izmir

Kırkmerdiven                                               

Asansöre çok yakın meşhur gökkuşağı merdivenlerini aşarak ulaştığınız Kırk Merdiven’e gitmenizi tavsiye ederim. Eski taş evin restore edilmesi ve her şeyin ev yapımı olduğu butik bir kafe. Tatlı olarak marlenkayı deneyebilirsiniz.

kırk merdiven izmir

İzmir’de çocukla gidilebilecek bir diğer yer Konakta bulunan Oyuncak müzesi. Müze pazar ve pazartesi günleri kapalı olduğu için gezi planınızı ona göre yapabilirsiniz.

köşe kahve izmir

İzmir’de son günün sabahına uyanmıştık. Kasım ayında Alaçatı’ya gidip bir kahve içmenin iyi olacağını düşündük. Alaçatı araba ile bir saat uzaklıkta. Bu mevsimde sakin olmasını beklememize rağmen bisiklet yarışları olduğundan dolayı kalabalıktı. Sezon bittiğinden dolayı birçok kafe ve mağazalar kapalıydı. Kahve içmek ve ev yapımı tatlılar için Köşe kahveye gidebilirsiniz.

Artık dönüş yoluna gelmiştik. İzmir’i üç günde keşfetmek için yeterli olmadığını anlamıştım. Ama çocuğunuzla yapabileceklerinizin en iyisini planlarsanız üç günü dolu dolu geçirebilirsiniz. Bir daha geleceğim İzmir ….

İZMİR, ÇOCUKLA TATİL

KASIM 2016

Yazar Hakkında

Meltem Gürün

Yorum Yap