Aktüel

Kadın olmak zordur ülkemde…

Yazar | Editör

Kadına en çok değer veren dinin hâkim olduğu bir ülkede insanların tarih boyunca koymuş oldukları kurallar hukuk kurallarının bile önüne geçerek yaşam şeklimizin bir parçası olmuştur.

 

Kadın olmak zordur…

Özelikle yaşadığınız yer, coğrafyası gibi hırçın bir ülkeyse…

Tüm güzellikleri aynı anda beklerler yine de sürekli eleştiriye tabi tutulursunuz.

Bedensel şiddete maruz kalmaktan kurtulsanız dahi psikolojik şiddetin en büyüğüne maruz kalırsınız.

Güçlü olmanız beklenir ancak çoğunluğa göre tek başına ayakta durabilen kadın en büyük tehlikedir.

Zarif olmanız beklenirken akabinde mızmızlıkla suçlanırsınız.

Anaç olmanız beklenir, korunmaya sahiplenilmeye ihtiyacınız olduğu unutularak…

Birçok niteliğe aynı anda sahip olmanız beklenir devamında acımazsızca eleştirilerek…

Çalışma hayatında erkek gibi davranmanız, evde ise ‘kadın gibi bir köşede durmanız’ beklenir ki en kötüsü de çalışmayan bir kadınsanız –bütün gün evdesin – muamelesi görürsünüz.

Bizim toplumumuzda kadın yemek yapmak, çocuğa bakmak, evi derleyip toparlamak vazifesini yüklenmiştir. Hâlbuki modern yaşam erkeğin çalışma ve eve para getirme işini artık kadına da yüklemiştir.

Kadına en çok değer veren dinin hâkim olduğu bir ülkede insanların tarih boyunca koymuş oldukları kurallar hukuk kurallarının bile önüne geçerek yaşam şeklimizin bir parçası olmuştur.

Kadına şiddet konusunda Avrupa ‘da ki sıralamamızın en üstlerde olduğu tartışılmaz bir gerçektir. Yapılan araştırmalar kadın cinayetleri ve kadına yapılan fiziksel şiddeti kıstas olarak almaktadır. Psikolojik şiddeti de işin içine kattığımız zaman sıralamamızın daha üstlere çıkması kaçınılmaz bir gerçektir.

Nedense psikolojik şiddetin fiziksel şiddetten daha masum olduğu düşünülür. Çalışma hayatında aynı statüde olan iki kişi arasında erkek çalışanın sırf cinsiyetinden dolayı kendini daha üstün, daha zeki, daha başarılı görmesi gibi kadına kadınlığının hatırlatıldığı psikolojik baskı durumlarına örnek olabilir.

Klişe olarak gördüğümüz pek de ciddiye almadığımız bir düşünce şekli vardır ya: “her yönden sağlıklı olan kadın sağlıklı bir toplumun yapı taşlarını oluşturur” ifadesi aslında her daim geçerli olan bir düşüncedir.

Amacım en nihayetinde feministlik bir duygu ile hareket edip, kadın ayrımcılığını pozitif anlamda da olsa körüklemek ve insanları suçlamak değildir. Son yıllarda kadına yapılan ve gittikçe artan fiziksel ve psikolojik şiddetin fark edilebilmesine kapı aralamak ve bir nebze de olsa gündemde kalmasını sağlamaktır.

Yazar Hakkında

Editör

Yorum Yap