Edebiyat

Kış Uykusu

Yazar | Murat CANVER

Bir zamandı!

Azimli, heyecanlı ve iddialıydım. Dünyayı avuçlarıma alabilir, hemen oracıkta eritebilir ve oradan yepyeni bir dünya kurabilirdim. Güçlüydüm ve gücümün kaynağı gençliğimdi. Gençlik, yaşanacak şeylerin çokluğu ve uzunluğu açısından bana güç veriyordu. Daha önümde uzun yıllar, hedeflerime ulaşmak için bozuk para gibi harcayabileceğim uzun geceler vardı. Çalışacak azmim, vaktim ve enerjim vardı. Henüz ne ölümü düşünüyordum, ne de dünyanın bağrına paslanmış bir çivi gibi saplanmış yozlaşmayla tanışmıştım. Bu çivi ne dünyanın sağlamlığını güvence altına alıyordu, ne de ondan ayrılabiliyordu. Onu dünyanın bağrından sökmeye kalksak kırılıp, ufalanacak ve saplandığı yerde yuvalanacaktı. Yozlaşmıştı dünya bir kere, geriye dönüş zordu.

Ama ben gençtim ya! Dünyayı değiştirip, dönüştürecektim. Aklımda dört dönen düşünceler gibi dünya da öyle dönüp duracaktı. Hem hayat tüm seçenekleriyle karşımda durmuş, kollarını açmış beni bekliyordu. Seçeneğim çoktu, biri olmazsa öbürüne yönelirdim. Bir şeyi elde edemezsem, başka bir şey denerdim. Dünya gençlikten yanaydı. Onu avuçlarının içine almak onların çabasına yaraşırdı ancak. Orta yaşlılar hayata karşı bir yerde konumlanmış insanlardı. Yaşlılar ise misafir edasıyla geziyordu dünyada. Dünya ancak gençlerin olabilirdi. Henüz zaman da çoktu ya! Nasılsa elde edecektik onu! Gençtik çünkü…

Zaman ilerlerken tüm imkânları hoyratça değerlendiriyordum. Dünya benimdi. Bir yer bana göre değilse mutlaka beni anlayacak, kıymetimi bilecek, beni mutlu edecek bir yerde konumum olacaktı. Benim olamayacaksa kimin olabilirdi ki? Azmim, heyecanım, hayallerim ve en önemlisi gençliğim, bana bunu hak ettiğimi söylüyordu. Olur ya, insanlar ve dünya beni anlamasa bile inanıyordum ve bu bana müthiş bir özgüven veriyordu. Kendimi kutsal olarak addedebileceğim bir amaca yöneltmiştim. Ya İlahi mutlaka bana nasip ettiği yolu açardı. O, bilmek isteyenlere bildiren değil miydi?

Arayacak bir şey kalmamışsa her şey nezdinizde aynı hükmündedir

Zaman ilerlemişti. Seçenekler arasında bir yere konumlanmış, bilgelik yoluna sonradan dâhil olmama rağmen iyi bir yer elde etmiştim. Bilgeliğin insana mutluluk vermesi gerekirdi. Bu yolda olmak da mutluluk yolunda ilerlemek olmalıydı. Yaşım da çok ilerlememiş olmasına rağmen o ilk zamanların heyecanı, azmi ve enerjisinden yoksun, soğuk duvarların arasında sıkışmış biri olarak buldum kendimi. Niçin olmamıştı? On yıl önce olumlu anlamda hayal bile edemeyeceğim bir yerdeydim ama o hakikat arayıcısına has canlılığımdan eser yoktu. Acaba yalnızca hayal etmenin kendisini seven, hakikat yolunun zorluklarını bir anda geçmek isteyen hazırcı birimiydim? Yoksa zihnimin dehlizlerinde kaybolmuş o iştahlı adamdan bambaşka birine mi dönüştürmüştü yol beni?

Daha önce dünyayı avuçlarının içinde eritebilen o adamdan soğuk duvarların arasında ufacık bir odaya sıkışmış, dünyanın renklerini ve o canlılık kokusunu alamayan biri haline gelmiştim. Bulduğumu mu zannediyordum yoksa içten içe beni kemiren bir kibrin esiri olarak? Arayacak bir şey kalmamışsa her şey nezdinizde aynı hükmündedir. Bir şeyden heyecan duymaz, şevk bulamaz ve rastgele yaşarsınız. Amaçsızlığın karanlığına doğru boşlukta sürüklenirsiniz. Dünya hiç bitmeyecek bir kış uykusuna yatmış gibi görünür size. Bu görünüş bana zamandan sonra dünyanın da beni terk ettiği hissini doğurdu. Şimdi yalnızca kendimle, kaybolmuşluğumla baş başayım…

Bu kayıp benlik içinde yalnızca şunu idrak ettim: Seçeneklerimin çok olması özgür irademin kuvvetini artırıyordu ve bu özgürlük hissi beni aradığım insanıma beni daha çok yaklaştırıyordu. Şimdi seçeneklerin azlığı ve bir yolda zorunlu ilerleme çabası, geriye dönme lüksünün kalmaması özgürlüğümü törpülüyor ve bu da beni hakikat arayıcısı o özgür insandan daha çok uzaklaştırıyor. Kış uykusuna yatmış baharı bekliyor tabiatım. Kaybettiğim özgürlüğü yeniden bulacağım o baharı bekliyorum…

Yazar Hakkında

Murat CANVER

Gaziantep Üniversitesi Endüstri Mühendisliğini bitirdi. Üniversite yıllarından beri pek çok farklı disipline ilgi duydu. Mühendislik üzerine yüksek lisansında Meta-sezgiseller üzerine çalışan Canver'in felsefi merakı ağır basınca yüksek lisansını yarıda bıraktı. Din, Felsefe, Psikoloji, Tarih, Siyaset ve Sinema Sanatı üzerine merakı olan yazar, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Felsefe ve Din Bilimleri'nde yüksek lisans yapmaktadır. Genç Kültür, İndigo gibi internet dergilerinde çeşitli alanlarda yazılar yayınlamış, Cinerium adlı sinema sitesinde film eleştirileri yazmıştır. Godfather Sinema Dergisinde halen yazıları yayınlanmaktadır. İyi derecede İngilizce bilen Canver, 2009'dan bu yana yazdığı yazıları derleyeceği bir kitap ve felsefi bir roman üzerinde çalışmaktadır. Evli olan yazar, Ankara'da yaşamaktadır.

Yorum Yap