Psikoloji

Kişilik Değişir mi?

Yazar | Editör

Son zamanlardaki bir araştırmadan beş önemli bulgu tedavinin kişiliği iyileştireceğini gösteriyor.

“Kişilik” zaman ve mekâna karşı direnen karakter özelliklerini belirtmek için kullanılan bir kelimedir. Örneğin, biz evde, işte ve okulda içi dışı bir, dışa dönük bir insan profilini talep ederiz. Kişilik mükemmel bir davranış tahmininde bulunmamıza yardımcı olmasa da, bir kişinin nasıl düşündüğü ve davrandığı ile ilgili genel bir fikir verir.

Yeni bir çalışma kişiliğin zamanla değişebileceğini kaydetmektedir. Mesela, yaşlandıkça daha sorumluluk sahibi ve duygusal olarak dengelenmiş bir tavır takınma eğilimi içerisinde oluruz. Bu değişimler genelde yıllar içerisinde ortaya çıkmakta ve doğal bir gelişim sürecinin yansıması olarak görünmektedir.

Araştırmacılar bununla ilişkili önemli bir soruya cevap vermeye çalışmaktadır: Tedavi kısa bir süre içerisinde kişiliği değiştirebilir mi? Araştırma için beş büyük kişilik özelliği üzerine yoğunlaştılar: dışadönüklük, duygusal denge, açıklık, sorumluluk duygusu ile hareket etme ve uyumluluk.

Roberts ve meslektaşları, bir kontrol grubunun öncesinde ve bir takım müdahaleler sonrasında kişilik özelliklerini ölçen 200’den fazla çalışmayı gözden geçirdi. Müdahaleler, öncelikle tıbbi ve psikolojik bir durum için gereken psikoterapi biçimlerini içermekteydi ve ortalama 24 hafta sürdü. Analizler sonucunda oldukça ilgi çekici sonuçlara ulaşıldı:

  1. Tedavi gerçekten kişiliği değiştirebilir. Esasen ortalama aralıkta önerilen ortalama değişiklikler bireyin ve insanların hayatları için dikkate değerdi. Örneğin çok kolay bir şekilde üzülebilen bir kişi stresle daha kolay bir sürede baş edebilmekteydi. Yaş ve cinsiyete göre değişmeksizin kişilik üzerindeki etkiler aynı oldu.
  1. Kişilik değişiklikleri zaman içerisinde devamlı oldu. Tedavi sürecini takip eden ortalama 6 ay boyunca araştırmacılar bir çok çalışmayı gözden geçirdi. Tedaviyle ilişkilendirilen değişiklikler bir yıl veya daha fazla süren bir aralıkta aynen korundu veya artış gösterdi.
  1. Bazı kişilik özellikleri tedaviye daha çok yanıt verdi. En büyük etki duygusal denge (nevrotikliğin tam tersi) üzerinde gözlemlendi. En az etki ise açıklık üzerinde tecrübe edildi. Dışadönüklük en büyük değişiklik gösteren ikinci özellikti. Araştırmacılar, bu farklılıkların hangi özelliklerin değişmeye daha çok tepki göstermesinden ayrıca tedavinin odak noktasından kaynakladığını kaydettiler. Örneğin, anksiyete veya depresyon tedavisi duygusal dengenin azaltılmasına odaklanmıştır.
  1. Büyük ölçüde müdahale kişilik değişimine yol açmaktadır. Bilişsel davranış ve onu destekleyen terapilerin daha az oranda etkileri olmasına rağmen, diğer tıbbi tedavi çeşitleri de az oranda etkiliydiler.
  1. Değişimin boyutu tedavinin amacına bağlıdır. Anksiyete ve kişilik bozuklukları konusunda tedavi gören kişiler (hiç te şaşırtıcı olmayan bir şekilde) daha çok değişim gösterirken, yeme ve madde kullanımı rahatsızlıkları ile ilgili tedavi görenler daha az oranda değişiklik gösterdiler.

Çeviri : Murat CANVER

Kaynak: Psychology Today

 

Yazar Hakkında

Editör

Yorum Yap