Aktüel Doğa Kültür-Sanat

Leonardo Dicaprio, İklim Değişikliği İçin ‘Tufandan Önce’ Belgeselini Gösterime Sunuyor

Yazar | Editör

6 yıl kadar önce, Lenardo Dicaprio ve  Fisher Stevens (oyuncu-yönetmen) kendilerini TED sponsorluğunda Galapagos Adaları’na gerçekleştirilen bir gezide buldular.

Birbirlerini Los Angeles’daki hızlandırılmış basketbol oyunlarından tanıyan ikili, kısa bir süre sonra daha ciddi konuların içine düştüler: doğaya yönelik tehlikeler. Yine kısa bir süre sonra, bunlarla başa çıkmak için, ‘ya bu tehlikeler hakkında bir film yaparlarsa?’

‘Koy’ ve benzeri ilginç varlıkların doğa belgeselleri yapımcısı Stevens; “Düşündüm ki; ‘Harika! Leo bu işten etkilendi, artık bu filmi yapmak zorundayız.’ “.

“Fakat, bu çocuğun uzun zamandır sorunları derinlerde hissettiği çok açıktı. Konu hakkında ne kadar bilgili olduğunu öğrenince çok şaşırdım. Burada gerçekten bir şeyler yapabileceğimizi düşündüm.”

Geçtiğimiz hafta Toronto Film Festivalinde, deniz iguanaları ve deniz yılanları üzerine görüşmeler doruk noktasına ulaştı.”Tufandan Önce” dünyanın en ünlü isimleri aracılığıyla iklim değişikliğinin oluşturduğu tehdide farklı bir bakış vadeden  belgesel -daha modern ve dünya turunda bir “Uygunsuz Gerçek”.

Film, sera gazı emisyonu tehlikelerinin araştıranlardan çok “Titanic” galasına yakışır bir seyirci topluluğuna oynadı.

Daha fazla gönüllünün yer aldığı, şehrinin en büyüğü ‘Princess of Wales’ Tiyatrosunda sahne öncesi DiCaprio; ” Bu filmi yapmak istememizin asıl sebebi, bilim toplumunun sesi olabilmektir ” dedi. “Çünkü, bilim çevrelerinin öngörülerini çok uzun süre göz ardı ettik.”

“Tufandan Önce” Oskar sahibini; çevresel sorunların sıcak noktalarında ve bu sorunların farklı evrelerinde bir çeşit tur yapıyor şeklinde gösteriyor.

DiCaprio, Kanada Arktik Adalarında Endonezya ormanlarına, Grönland’ın eriyen kısımlarından, Amerikan bilim adamları ve ekonomistlerin evlerine gidiyor ve Kanada tundralarına dönüyor. Sen. James Inhoke’nin de içlerinde bulunduğu iklim değişikliğini kabul etmeyen kimselere de yer veriyor. “The Revenant” gibi; Kanada’nın Alberta kentinde çekilmiş sert doğa koşulları temalı görüntüler, bu filmdeki fikirlerle oldukça uyuşmaktadır.

(“Tufandan Önce” ayrıca tesadüfen; daha fazla iklim değişikliğini kabul etmeyenlerin filme dahil edilmesi ve ikna edildiği sahneler gibi anahtar, DiCaprio’nun beşiğinin üzerindeki tablonun eklenmesi gibi şık notları kurgulayan, Martin Scorsese’nin rehberliğinden yararlanmıştır.)

Filmde anlatılanların çoğu, bu gibi konuları takip edenlerin iyi bildiği şeyler olsa da, detaylar arasında; örneğin, bıraktıkları metan gazı göz önüne alındığında, sığır eti için inek yetiştirmenin yıkıcı etkisi ya da Sumatran ormanının % 99 ‘unun, işlenmiş çerez gıdalar için ucuz hurma yağı toplamak amacıyla imha edildiği anlatılıyor.

DiCaprio sayesinde dersvari ,yorucu ya da daha ciddi görünen şeyler; daha hafif, daha fazla izlenebilir bir mesele oluyor. Bilim adamlarıyla yapılan röportajlara ek olarak – DiCaprio bir tür seyirci vekili gibidir – “Tufandan Önce “de , “Wall Street Wolf” yıldızının ABD Dışişleri Bakanı John F. Kerry, Başkan Obama ve Papa Francis (toplantı sırasında Vatikan yetkililerince çok kısa süre görüntü alınmasına müsaade edilse bile) ile olan konuşma sahnelerine de yer veriyor.

Bir çok TV dizisi (“The Night Of” da görebilirsiniz) ve filmin tanınmış karakter oyuncusu Stevens; “Bir sürü harika iklim belgeseli var, ama onlar çok saygın davranıyorlardı” dedi. “Farklı bir şey yapmak istedik – zevkli ve eğlenceli bir şey, anti-entellektüel değil, sadece daha erişilebilir.”

Brett Ratner’s Ratpac’in belgesel bölümü tarafından finanse edilen “Tufandan Önce”, Ekim ayı sonunda ABD’ye ve dünyanın dört bir yanına yayın yapan National Geographic Kanalı’nda yayınlanacak. Zamanlama manidar: ABD seçimi yaklaşırken, film yapımcıları oyları yeşil yandaşı  adaylara taraf  yönlendirmeye kararlılar. (Ayrıca küçük bir tiyatral hava da katacaktır.)

Çoğu film gibi, “Tufandan Önce”de etkisine alabileceği kadarıyla bir kitleyi harekete geçmeyi amaçlıyor ve karbon vergisi gibi fikirlere vurgu yapan bir final barındırıyor.

Stevens, “Filmlerden gördüğümüzün değil, – dışarı çıkmanın, bir fark yaratmanın, bu tür şeylerin en etkileyici şeyler olduğunu biliyorum” dedi. “Ama, eğer duygusallık katarsanız – değiştiremezsek, bildiğiniz gibi dünya daha karanlık bir yer haline gelecek gibi – sanırım insanlar anlamaya başlar.”

Yönetmen, DiCaprio’daki hakim duygunun; mevcut umutsuzluğun bir meydan okuma olduğu kadar değişim umutlarına odaklanmak olduğunu kabul etti. “Ben daha iyimserim ve Leo daha kötümser” ve “Ama, bu kombinasyon iyi iş yaptı kanaatindeyim” dedi.

Bütün bu yapıtların ilk örneği tabii ki, on yıl önce iklim değişikliği etkilerinin geniş bir şekilde işlendiği ve süreç içinde bütün gündelik algıları değiştiren “Uygunsuz Gerçek”tir. Sonrasında, Davis Guggenheim’ın Al Gore merkezli filmi, iklim değişikliği konusundaki algımıza daha erkenden müdahale etmişti. Artık bilgi sahibi olmuş ve aynı konulardan yorulmuş izleyici, şu an hâlâ yeni şeyler öğrenebiliyor. Ve çevre bilinci içerikli filmlerin gelişimi başlangıçtaki noktasına çekilmiştir:Son on yılda düzinelercesi ortaya çıkmıştır.

Film yapımcıları için, hâlâ bu filmi farklı kılan nedenler var.

Bir röportajında Ratner;“Elinizde dünyanın en ünlü film yıldızları ve en geniş ağıyla beraber en küresel konusu var.”. ”Bence çok güzel işlenmiş.” Gerçekten de, National Geographic’in, 170’den fazla ülkede yerel kanalları ve geniş bir sosyal medya ağı var. Bu arada, DiCaprio izleyici kitlelerinin sadakatinin test edilmesine de yardımcı olacaktır.

“Tufandan Önce”nin, geçtiğimiz yılın sonlarında Paris Anlaşması ve iklim değişikliğiyle alakalı sokak röportajlarıyla noktalanması planlanmıştı. Lakin, Paris’teki terörist saldırılar sonrasında bu etkinlik iptal edilmişti. Yapımcılar dönüş yaparak, DiCaprio’nun daha önce bir grup diplomata ciddi çevresel tehditler hakkında konuşma yaptığı Birleşmiş Milletler’de son bir çağrı konuşması ayarladılar. Konuşma tufanın melez kalitesinin somut bir örneğidir- Hollywood sendelemenin ne olduğunu görür.

DiCaprio Toronto’da “Gözlerimiz önünde oynayan şey tam bir çılgın bilim kurgu filmi ve bunun sebebi biziz”, “20 veya 30 yıl sonra geriye bakıp hiçbir şey yapmadım demek istemiyorum.” demişti.

Çeviri: Hamdi KOÇ

Kaynak: La Times

Yazar Hakkında

Editör

Yorum Yap