Ayın Konusu Düşünce

Okumak Özgürleşmektir

Yazar | Murat CANVER

Okumak; birçok dilde etimolojik olarak anlamak, duyurmak, ilişki kurmak ve işaret etmek anlamlarıyla ilişkilendiriliyor. Peki, okumanın bu anlamları ve insani bir edim olarak okumak özgürleşmeyle nasıl bir ilişki içindedir?

Bu yazıda okumanın özgürlükle değil belki ama özgürleşmeyle olan ilişkisini ele alacağız. Bu yüzden öncelikle özgürlük ve özgürleşme arasındaki ince farktan bahsetmek gerekir.

Özgürlüğün insanın doğuştan sahip olduğu ya da sonradan edindiği bir kavram olup olmadığı konusu oldukça tartışmalıdır. Kimi düşünürler insan için özgür bir iradenin mutlak anlamda mümkün olamayacağını söylerken, kimileri de ahlakın ve sorumluluğun temeli olarak özgürlük savunusu gerçekleştirir ve ne olursa olsun özgür iradenin imkânını göstermeye çalışır.

Kanaatimce mutlak olarak özgür olmak insan için mümkün değildir. İzafi özgürlük bile zannımca şüphelidir. Bunun detaylarına girmeyeceğim ki bu yazının çapını oldukça genişletmekle beraber asıl konudan sapmamıza da neden olabilir. Ancak Spinozacı anlamda özgürleşmenin mümkün olduğunu düşünüyorum. Spinoza’ya göre insan özgür değildir çünkü doğa tarafından kuşatılmıştır. Doğa katı bir nedensellik örgüsü içinde hareket eder. Tam bir nedenler düzenidir. İnsan için özgürlüğün olmadığını düşünen Spinoza özgürleşmeyi mümkün görür. Ona göre nedenselliğin bu sınırlandırmaları içerisinde özgürleşmek, nedeni bilmekle gerçekleşebilir. Bir şeyin nedenini bilirsem o şeyin kökenini ya da o şeye karşı ne yapabileceğimi bilebilirim ki bu da beni o şey üzerinde hükümran kılar.

Bilirsem özgürleşirim

Bu minvalde okumak, özgür olmayan insanın özgürleşmeye yönelik attığı en önemli belki de tek adımıdır. Anlamaya çalışmak, ilişki kurmak, kurduğu ilişkileri bir düzenlilik birliği içerisine oturtup duyurmak özgürleşme temayülüdür. Spinoza’nın özgürleşmesini özetleseydik belki de şunu diyecektik: Bilirsem, özgürleşirim Bunca karmaşıklık içinde, duyularına, başkalarına, maddi koşullara, bedensel dürtülere, psikolojik olgulara ve hayatın gerçeklerine bağımlı olan insan çoğunlukla bunlar tarafından şekillendirilir. Bu nedenle her çağın standart (normal) bir insan tipinden söz edilebilir.

Ancak okumak edimiyle yani bilmeyle insan bu tipi aşabilir ve kendi insanına ulaşarak, çağın ve çağların ötesinde doğayı aşan bir insan olma yolunda özgürleşebilir.

Biz bu dünyaya gelmeyi seçmedik, bu dünyaya sadece fırlatıldık. Fırlatılmak bir anda olan, adeta bir şok dalgasıyla kendini bambaşka bir çevre veya durumda bulmak demektir. Dünyaya fırlatılmış olmak en başta bedenin çizdiği koşullar çerçevesinde dünyada bulunmakla başlar. Bu bedeni biz seçmedik öncelikle, beynimizi, hormonlarımızı, midemizi, eksikliklerimizi ve biyokimyasal yapımızı… Bununla beraber bu bedenin içinde doğduğu koşulları, ailemizi, toplumumuzu, konuşacağımız dili, çocukluktaki yetiştirilme tarzımızı, alışkanlıklarımızı, hatta sevdiğimiz yemekleri bile biz seçmedik.  Ancak bunca edilgenlik içerisinde bedenimiz ve bedenin içinde doğduğu koşulları bilebilirsek, doğa ve doğamız hakkında bilgi sahibi olabilirsek, yani doğayı okuyabilirsek özgürlüğün olmadığını bilerek özgürleşebiliriz.

Böylelikle bizi yine bize bağlayan şeylerle ne yapacağımızı bilebiliriz. Ne yapacağını bilmek, ne yaptığını bilmekle olur. Bedenimizin, zihnimizin ve doğanın tarihini bilen ne olacağını da bilebilir. Bilebilen öngörebilir, önlem alabilir, dönüştürebilir. Bütün bunlar okumak ediminin kendisi ile mümkün olur. Bu yüzden okumak özgürleşmektir!

Yazar Hakkında

Murat CANVER

Gaziantep Üniversitesi Endüstri Mühendisliğini bitirdi. Üniversite yıllarından beri pek çok farklı disipline ilgi duydu. Mühendislik üzerine yüksek lisansında Meta-sezgiseller üzerine çalışan Canver'in felsefi merakı ağır basınca yüksek lisansını yarıda bıraktı. Din, Felsefe, Psikoloji, Tarih, Siyaset ve Sinema Sanatı üzerine merakı olan yazar, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Felsefe ve Din Bilimleri'nde yüksek lisans yapmaktadır. Genç Kültür, İndigo gibi internet dergilerinde çeşitli alanlarda yazılar yayınlamış, Cinerium adlı sinema sitesinde film eleştirileri yazmıştır. Godfather Sinema Dergisinde halen yazıları yayınlanmaktadır. İyi derecede İngilizce bilen Canver, 2009'dan bu yana yazdığı yazıları derleyeceği bir kitap ve felsefi bir roman üzerinde çalışmaktadır. Evli olan yazar, Ankara'da yaşamaktadır.

Yorum Yap