Gündem

Ramazanda Sabır 

Yazar | Seda Çiçek

Andolsun ki sizi biraz korku ve açlık; mallardan, canlardan ve ürünlerden biraz azaltma (fakirlik) ile deneriz. (Ey Peygamber! ) Sabredenleri müjdele !*

Ramazan ayı onbir ayın sultanı ve müslümanlar için maneviyatı çok büyük bir aydır. Ramazan, kelime olarak yüksek dereceli sıcaklık veya güneşin şiddetli hararetiyle yerin ve taşların ısınması ve kızması anlamlarına gelmektedir. Oruçla günahların yanıp silinmesinden dolayı yakma anlamı ile ilgili olarak Ramazan adı verilmiştir.

Son yıllarda ramazan ayının yaz aylarına gelmesi ve günlerin uzun olması da oruç ibadetinin bir miktar zorlaştırmıştır. Günlerin uzun olması ve uzun süren açlık ve susuzluğu da beraberinde getirir.  Ancak Ramazan ayı insanda öyle bir disiplin sağlıyor ki vücudunuzun yemek ve içmek ile ilgili olan kısmını bir süreliğine ortadan kaldırıyor. Sanki bir nevi şalteri indirmek gibi. Vakti gelince de o şalteri kaldırıyorsunuz. Ve gerçekten de orucunuzu açtığınızda dünyanın en mutlu insanı oluveriyorsunuz. İnsan neden bu kadar mutlu olur diye düşünürüm bazen. Gerçekten tarif edilemez bir mutluluk gelir insana. Zaman yaklaştıkça büyük bir heyecan ve çok büyük bir mutluluk oluşuverir.

Ben bu mutluluğu sabıra bağlıyorum. Yani bütün gün beklenildi sıkıntılar yaşandı ve sonunda başarı ile sabrın sonuna gelindi.  Ramazanın insana pek çok faydası manevi sosyal ve sağlık açısından da pek çok kazancı var mutlaka. Ama beni en çok düşündüreni sabırdır. Günümüz koşullarında çok fazla önemi olmayan aslında unutulan bir nevi yok sayılan bir davranıştır sabır. Günümüz yaşam şartlarında her şeye hükmettiğimiz (yada öyle sandığımız). Her şeye istediğimiz an ulaştığımız güncel hayatımızda; beklemek sabretmek gibi kavramların hayatımızda yeri olmuyor. İşte bu ramazan ayı bizlere yeme içme üzerine çok büyük sabır yüklüyor. Çevrenizde her türlü yiyecek içecek varken oruçlu olduğumuz için sabredip yemiyoruz. Veya çevremizde yiyen içen insanlar varken biz akşamı bekliyoruz.

Sabrın kelime anlamı, olacak bir şeyi beklerken mevcut koşullara dayanabilme, kendini tutma, beklerken olumsuz düşünmeme anlamlarına gelir. Yeme içmeyi bıraktığımız gibi olumsuz davranışlarını da bırakmak. Ramazan ayında da en çok üzerinde durulan konudur aslında. Bu ayda hayatımıza eklediğimiz şeyleri bir yıl boyunca uygulamak. Bunlardan biriside sabırdır. Ramazan insanın iç benliğine kendi benine dönmesidir bir anlamda. Hatta içimizdeki çocuğu keşfetmektir**. Kendini dinlemek içindeki çocuğa kavuşmaktır. İnsanın kendi  muhakemesini yapabilmesidir. Ve şu yalan dünyanın önümüze koyduğu koşturmacadan sıyrılıp kendini bulmaktır sakinleşmek ve durulmaktır.

İnsanın belli başlı iki günahı vardır; öbürleri bunlardan çıkar: sabırsızlık ve tembellik. Sabırsız olduğu için cennetten kovuldu, tembelliğinden geri dönemiyor, yo belki de sadece bir günahları var; sabırsızlık, sabırsızlıklarından ötürü kovulmuşlardı, sabırsızlıklarından ötürü geri dönemiyorlar. ***

Hiçbir şeye tahammül edemediğimiz günümüz yaşam koşullarında Ramazan ayı  sabretmeyi ve  kabul etmeyi öğretir. Sabırsızlık acelecilik gibi kavramları bu ayda hayatımızdan  uzaklaştırıp yaşamı biraz daha sindirerek ve yavaş yaşamaktır ramazan .

*Bakara 155 . Ayet

**İçimizdeki Çocuk  Doğan Cüceloğlu

 ***Franz Kafka

 

Yazar Hakkında

Seda Çiçek

1981 Nisan ayı doğumlu olan yazarımız. İlk ve orta öğrenimini İstanbul’da tamamladı. Yüksek öğrenimini Konya Selçuk Üniversitesi Çevre Mühendisliğinde tamamladı. 2004 yılından beri çeşitli sektörlerde çalışmaktadır. Tarih ve edebiyata çok meraklı olan yazarımız evlidir ve bir çocuğu vardır. En büyük hayali kendi bahçesinde yetiştirdiği ürünlerden sağlıklı yemekler yapıp kendi kitabını yazmak olan yazarımız edebiyat ve tarih dolu bir hayat yaşamak istemektedir.

Yorum Yap