Ayın Konusu Psikoloji

Ruh Zenginliği

Yazar | Seda Çiçek

Sıradan insan hayatının mutluluğunu kendi dışındaki şeylere, mala mülke, şana şöhrete, kadın ve çocuklara, dostlara, cemiyete ve benzerlerine bağlar, dolaysıyla bunları kaybettiği yahut hayal kırıklığına uğratıcı bulduğu zaman, mutluluğunun temeli çöker.

Yukarıdaki satırlar Sconpenhauer’ın okumak, yazmak ve yaşamak üzerine kitabından. Günümüz dünyasını ne güzel anlatmış değil mi. Yazar bu kitabı 1800 lü yıllarda yazmışta olsa kitap güncelliğini hala korumaktadır. Çağımız dünyasında hayatımıza anlam katan mutluluk kaynağımız olan bizler için gerekli olan pek çok şeyi önemsizleştiriyor.

 Yazar bu kitabında insanları üç tipe ayırmaktadır. Bir sıradan insanlar; bu insanlar hep bir arayış içindedirler hiç boş vakitleri olmamalı ve hep yeni şeylerin peşinden koşmalıdırlar .Mutlulukları hep maddiyata dayalıdır. İkinci tip insanlar; Bu tip insanlar çok zekidirler ancak kendilerini bilime ve sanata veriler. Genelde zeki insanlar ilgilenir bu konularla ancak uygun bir ruh zenginliğine erişememişlerse ve yeteri kadar boş vakitleri yoksa bu insanlarda bir süre sonra sıradan insanlar gibi olurlar hiç bir şeyden zevk almayıp mutsuz olmaya  başlarlar… Yazarın en uygun gördüğü kişiler ise hem zekidir hemde ruh zenginliği olan düşünce dünyası dolu olan insanlardır. Bu tür insanların boş vakitleride varsa dünyada çok da fazla şeye ihtiyaç duymazlar.

“Ruh zenginliği yegâne hakiki zenginliktir, çünkü diğer bütün zenginlikler beraberinde kendilerinden daha büyük dert ve bela getirirler. İç zenginliğe sahip insan dışarıdan kendi zihni melekelerini geliştirip olgunlaştırmak, yani servetinin tadını çıkarmak için menfi bir bağış, tasasız kaygısız boş zaman dışında hiçbir şey istemez; hülasa o her gün ve her saat bütün hayatı boyunca kendisi olmak için izin ister.”

Gelelim yaşadığımız dünyamıza günümüz insanın hayatında değer verdiği şeyleri düşünelim. Çağımızın insanı çevresindeki insanların ne giydiğinden kullandığı cep telefonuna oturduğu eve bindiği arabaya göre değerlendirir. Hatta sosyal medyada bunları takip eder veya bol bol paylaşır kendi dünyasının maddi zenginliğini. Gezdiği yerleri içtiği kahveyi yediği yemeği takip edilen unsurlardandır. İnsanların birbirine değer verme konusu kendinin mutlu olma kaynağıdır dünya zenginliği ve lüks hayatı. Bazısı konuyu abartıp çocuğunun yeteğini aldığı iyi notu bile paylaşmaktan çekinmezler. Çünkü hayatlarında pekde birşey olmadığından değer yargılarını dünyalarını bu konularla meşgul ederler. Ellerinden maddi hayatı kaybedince çok üzülürler başka birinden eksik kalınca çok kıskanırlar. Hatta maddi hayata kurulu evlilikler vardır. Maddiyat bitince evlilikte biter. Böylece birbirini hiç tanımayan eşler arkadaşlar vardır. Bazen denir ya seni hiç tanımamışım

Nasıl bir insan olduğun yada hayata nasıl baktığın veya okuduğun kitap pekte günümüz şartlarında değer gören unsurlar değildir. Ruh zenginliği duygu dünyası gibi şeyler yoktur. Hâlbuki hayatı yavaşlatmalı biraz. Dünyaya geliş amacımızı sorgulamak ve çevremizde olan bunca olayın bir sebebinin olmasını sorgulamak. Ne zaman telefonsuz birkaç saat veya gün geçirdin. En son ne zaman fark ettiğini değişen mevsimi yeşeren ağaçları veya durup ne zaman dinledin kuşların ötüşündeki ahengi. Hiç durmadan karşılık beklemeden o birbirinden değişik seslerini…Veya denizdeki  dalgaların kıyıya vuruşlarını hep aynı şekilde…Güneşin her gün yeniden doğuşunu görmek dünyanın bu büyük mucizesine şahidi olmak.. Ve mutluluk için nesnelerden uzak kaynağın kendin olduğunu bulmak. İçindeki cevheri keşfetmeli. İçindeki boşluğu doldurmayı gezmek tozmak para harcamak olmadığını anlamak. İnsan içindeki boşluğu doldurduğu zaman gerçek mutluluğa ulaşacaktır. Ve ancak gerçek mutluluğu bulan insanların olduğu yerlerde dünya daha yaşanabilir bir yer olacaktır…

Yazar Hakkında

Seda Çiçek

1981 Nisan ayı doğumlu olan yazarımız. İlk ve orta öğrenimini İstanbul’da tamamladı. Yüksek öğrenimini Konya Selçuk Üniversitesi Çevre Mühendisliğinde tamamladı. 2004 yılından beri çeşitli sektörlerde çalışmaktadır. Tarih ve edebiyata çok meraklı olan yazarımız evlidir ve bir çocuğu vardır. En büyük hayali kendi bahçesinde yetiştirdiği ürünlerden sağlıklı yemekler yapıp kendi kitabını yazmak olan yazarımız edebiyat ve tarih dolu bir hayat yaşamak istemektedir.

Yorum Yap