Bilim Psikoloji

Ruhun Sırları 1- Ruh nedir?

Yazar | Murat CANVER

Aslında çoğunluk tarafından dini bir motifle ele alınan ruh, bu anlamda insanın öldükten sonra da yaşamını devam ettiren tarafı ve bedeni ayakta tutan enerji olarak bilinir. Bu anlayışa göre ölümün tanımı ruhun bedeni terk etmesidir. Bu geleneksel anlayış ilahi dinlerle de desteklenmiş ve bir inanış şekli olarak ruhun varlığı bu genel tanım içerisinde kalmıştır.

Ruh insanlık tarihi boyunca gerek dini gerekse felsefi bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. İnsan varlığın manasını aramış, bunun için doğaya yönelip araştırmalar yaptığı gibi kendi varlığını da incelemiştir.

Doğaya yönelişin sonucu olarak bilimsel anlamda bir “arke” döneminden söz edilebilir. Doğada öz arayışı olarak niteleyebileceğimiz bu dönemde bazı filozoflar arkeyi su olarak, bazıları hava, bazıları ateş olarak tanımlamıştır. Bu öz arayışı pek tabii olarak insanın kendi varlığına da yansımıştır. Bu noktada insan kendi özüne dair soruşturmalarında ruh kavramı ile yüzleşir.

Aslında çoğunluk tarafından dini bir motifle ele alınan ruh, bu anlamda insanın öldükten sonra da yaşamını devam ettiren tarafı ve bedeni ayakta tutan enerji olarak bilinir. Bu anlayışa göre ölümün tanımı ruhun bedeni terk etmesidir. Bu geleneksel anlayış ilahi dinlerle de desteklenmiş ve bir inanış şekli olarak ruhun varlığı bu genel tanım içerisinde kalmıştır.

Bir inanış şekli olarak ruh çok farklı bir tasavvura haiz iken, felsefe bu konuyu kendi sistemi içerisinde daha farklı ele alır. Sistematik felsefede Aristoteles’ten bu yana yapılan canlıların sınıflandırılmasına göre her canlının kendine has bir niteliği bulunur. Bu nitelik o canlı türünü diğer canlılardan ayıran bir özelliktir. Ve bu özelliklerin her birisi ruh olarak adlandırılır. Mesela; bitkisel ruh bitkinin temel niteliklerine atıf yapar ve bu nitelikler beslenme ve büyüme olarak adlandırılır. Hayvansal ruhun niteliği hareket iken insani ruhun niteliği yani özü düşünmektir. Bu sınıflandırmaya göre her hayvan kendi bünyesinde bitkisel ruhu taşımakla beraber hayvansal ruhu da taşır. Çünkü hayvanlarda beslenme ve büyüme gibi nitelikler de bulunur. Dolayısıyla insan hem hayvansal hem de bitkisel nitelikleri taşımakla beraber aynı zamanda kendi türünü ayırt edici bir özellik olarak düşünme özelliğine sahiptir.

Demek ki insanı diğer tüm canlılardan ayıran özelliğine insani ruh denmiş ve bu özelliğin de düşünmek olduğu belirtilmiştir. İnsanın özünü düşünce olarak tanımladığımızda şu sorular ister istemez karşımıza çıkmaktadır:

Düşünce gözlenebilir mi?

Düşünce gözlenemeyen bir şey ise gözlenebilen tarafım olan beden nedir?

Düşünce benim özüm ise bu öz bedenimin neresinde bulunmaktadır?

Bu öz gözlenemeyen bir şey ise fiziksel yasalara tabi değildir. O halde fiziksel yasalara tabi olmayan bu öz fiziksel yasalara tabi olan beden ile nasıl etkileşime girmektedir?

Yoksa düşünce sinirsel iletilerin görünümünden mi ibarettir?

Devam edecek… (Ruhun Sırları 2- Ruh-Beden problemi)

Yazar Hakkında

Murat CANVER

Gaziantep Üniversitesi Endüstri Mühendisliğini bitirdi. Üniversite yıllarından beri pek çok farklı disipline ilgi duydu. Mühendislik üzerine yüksek lisansında Meta-sezgiseller üzerine çalışan Canver'in felsefi merakı ağır basınca yüksek lisansını yarıda bıraktı. Din, Felsefe, Psikoloji, Tarih, Siyaset ve Sinema Sanatı üzerine merakı olan yazar, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Felsefe ve Din Bilimleri'nde yüksek lisans yapmaktadır. Genç Kültür, İndigo gibi internet dergilerinde çeşitli alanlarda yazılar yayınlamış, Cinerium adlı sinema sitesinde film eleştirileri yazmıştır. Godfather Sinema Dergisinde halen yazıları yayınlanmaktadır. İyi derecede İngilizce bilen Canver, 2009'dan bu yana yazdığı yazıları derleyeceği bir kitap ve felsefi bir roman üzerinde çalışmaktadır. Evli olan yazar, Ankara'da yaşamaktadır.

Yorum Yap