Ayın Konusu Edebiyat

Söylenmemiş Sözün Peşinde

Yazar | Murat CANVER

Söz anlamlı sesler dizgesi olan dilin atomik parçasıdır. Bir söz söyleyebilmek için her şeyden önce bir ses çıkarmak zorunludur. Ses olmadan söz vücut bulmaz. Dolayısıyla sesiniz çıkmıyorsa söyleyecek sözünüz de yok demektir. Bu minvalde sözün varlığı ses çıkarmakla eş zamanlı olarak görünmektedir.

İnsanlık tarihinde söz söylemiş nice dahinin çıkardığı seslerin yankıları kendi çağlarından günümüze dil sayesinde aksetmektedir. Onların sözleri insanlığın yaşamında hala ses çıkarmakta ve hala önemli bir etkiye haiz olabilmektedir. Misalen Descartes’ın “Düşünüyorum, o halde varım!” sözüyle çıkardığı sesin büyüklüğü sözünün ihtiva ettiği anlamın büyüklüğü ile eş değerdir. O anlamın ardında da insan dehası yatmaktadır.

Kulağımda nice sesler, zihnimde nice anlamlar yankılanırken bu keşmekeşin içinde kendi sesini duymaya, kendi anlamını bulmaya çalışmak pek güç görünür bana. Sesimi boğan yankılar, kendimi gizleyen dikte edilmiş anlamlar bana beni sunmaya fırsat vermez. Bu yitirilmişlik duygusuyla kendimi kendimde ararım hep. Sesim boğuk, anlamım soluk ise kaybolmuş bir şeyin peşindeyim demektir. Yani sesi olmayan bir sözün, sözü olmayan bir anlamın, söylenmemiş bir sözün…

Söylenmemiş bir söz sessizlik içerisinde var olabilir ancak. Zihnimdeki bu varoluş yokluğu düşünmekle aynıdır benim için. Yani söylenmemiş bir söz yokluk içindedir, yoklukta var olmak kadar paradoksaldır.

Yoklukta Varolmak

Yoklukta var olmak nasıl bir şeydir? Bir serçeye arkasından sessizce yaklaşan bir kedi, serçe tarafından fark edilmediği sürece ya da serçenin duyabileceği eşikte bir ses çıkarmadığı sürece serçe için yoktur. Serçe kediyi kedi onu yutana kadar fark etmezse ancak onun midesine indiğinde idrak edebilir. Yani öldüğünde… İşte yoklukta var olmak ancak böyle bir şey olabilir.

Söylenmemiş sözümün, kendini bulmamış anlamımın peşine düşmek yoklukta var olabilecek bir şeyi aramaktır. Sesim çıkmıyorsa, dünyaya haykırmıyorsam, dünya benim varlığımdan nasıl haberdar olabilir ki?

Bunca yankı ve gölgenin içinde kendi sesimi ve aksimi nasıl fark edebilirim? Bunu bilemem ancak şundan da eminim ki fark etmekle anlam bulacak ve söylenmemiş sözümün sesi ancak böyle yankılanacak dünyada.

Bu yankı ile anlam bulacak benliğim ve işte ancak o zaman söyleyebileceğim o yitik benin ne olduğunu!

 

Yazar Hakkında

Murat CANVER

Gaziantep Üniversitesi Endüstri Mühendisliğini bitirdi. Üniversite yıllarından beri pek çok farklı disipline ilgi duydu. Mühendislik üzerine yüksek lisansında Meta-sezgiseller üzerine çalışan Canver'in felsefi merakı ağır basınca yüksek lisansını yarıda bıraktı. Din, Felsefe, Psikoloji, Tarih, Siyaset ve Sinema Sanatı üzerine merakı olan yazar, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Felsefe ve Din Bilimleri'nde yüksek lisans yapmaktadır. Genç Kültür, İndigo gibi internet dergilerinde çeşitli alanlarda yazılar yayınlamış, Cinerium adlı sinema sitesinde film eleştirileri yazmıştır. Godfather Sinema Dergisinde halen yazıları yayınlanmaktadır. İyi derecede İngilizce bilen Canver, 2009'dan bu yana yazdığı yazıları derleyeceği bir kitap ve felsefi bir roman üzerinde çalışmaktadır. Evli olan yazar, Ankara'da yaşamaktadır.

Yorum Yap