Ayın Konusu Düşünce

Tahtası Eksik İnsan

Yazar | Murat CANVER

Evet, tahtam eksik! Sana diyorum, bana soru sormayan ve beni dinlemeyen Homo Faber! Sormadığın soruları ben senin yerine soruyorum, o yüzden bu yazıya bana soracağın en muhtemel soruya verilmiş bir cevap ile başlıyorum: Evet, tahtam ve tahtalarım eksik.

Çünkü beni bir marangoz tasarlamadı. Bir masa gibi seri üretimden çıkan bir ürün zincirinin halkası değilim. Tek tipleşmeye direnen, içinde bulunduğum tüm zorunlulukları aşmaya çalışanım ben, insanım!

Bir masanın mahiyeti (neliği) yani ne olduğu daha var olmadan belirlenmiştir. Marangozun zihnindeki tasarım onun tekniği ile varlığa gelir ve masa varlık alanına çıkar, vücut bulur. Tüm yapay nesnelerde ve insanın dışındaki tüm canlılarda mahiyet var oluştan önce gelir. Üzerine bir şey konmayan bir masa olmadığı gibi, bir ceylanın peşinden koşmayan bir aslan ve kök salmayan bir ağaç da var olamaz. İnsan için de bedensel yani tabii belirlenimler olmakla beraber onun var oluşunu belirsiz kılan, mahiyetinin tanımlanmasına olanak vermeyen yegâne niteliği akıldır.

Akıl tabiatı aşar, belirsizliği düşünerek belirli kılmaya çalışır. Tam da bu nedenle yalnızca insan doğanın fevkinde bir metafizik inşa edebilir. Ali Şeriati’nin Sartre’ın nezdinde varoluşçulardan etkilenerek söylediği gibi mahiyeti var oluşunu aşan tek varlık insandır.

Tahtaların tamlığının sonucu metafizik inşa yeteneğinden, yani insanlıktan yoksunluktur.

Aklı, varlığı ve oluşu şiddetle kavramaya çalışan düşünürler, imgelemi bambaşka bir oluş betimleyen sanatkârlar, düşünce ve sanatın değer görmediği toplumlarda toplumun kendisi tarafından ‘bir tahtası eksik’ olarak yaftalanır. Hâlbuki zihindeki tahtaların tam olması, zihinde yeni bir inşa yapma olanağı kalmaması yahut başkaları tarafından inşa edilen tahtadan iskelenin en ufak bir darbede çökmesi demektir. Çöküş yine de insanidir, yani insan olmaya meyil vardır. Bu yüzden düşünce yönünden bağnaz olanlar iskelelerini çelikten inşa ederler.

Bugün Homo Faber olarak adlandırılan teknik üreten ve teknoloji içinde yaşayan insanın tüm tahtaları tamdır. Maddesel teçhizatı oldukça fazladır. İletişim araçlarını çok yoğun kullanan bu insanlar paradoksal bir biçimde birbirini anlamaktan bir o kadar da uzaktır. Bilgi çokluğu anlamı getirmemekte, çünkü metafizik inşa edecek aklın çekilmesi anlam parçalanmasına yol açmaktadır. Homo Faber yalnızca üretir ve karşılığını maddesel anlamda da fazlasıyla alır. Ancak bu insan tipi bunca karmaşa içerisinde bir anlama ulaşamaz. Niye ürettiğini bilmez, dolayısıyla amaçlı bir yaşam süremez.

Tahtaların tamlığının sonucu metafizik inşa yeteneğinden, yani insanlıktan yoksunluktur. Bu dünya bir görünüşler dünyasıdır. Görünüşlerin ardı ancak akılla kavranabilir ki bu insanın en büyük yeteneğine yani metafizik inşa etme gücüne işaret eder.

Biz daha kaybettiğimiz fiziği bulamıyoruz. Fiziği bulamazsak her türlü kuracağımız metafizik spekülatif olmaktan öteye gidemez. Hakiki metafizik fiziğin kavranıp, onun ötesine geçme çabasından doğar. Bu nedenle toplumumuzda metafizikten anlaşılan ya dini terminoloji ile açıklanan bir dünya yahut hayal ürünü bir varlık alanına atıf yapan bir dünya olarak görülür.

Metafiziği yani görünüşün ötesini düşünen insan tahtalarını eksiltmek, hatta mümkünse hepsini yakmak zorundadır. Çünkü tahtaların tamlığı tam olma zannını artırır. Tahtası eksik olana, tahtalarını eksiltmek isteyenlere yani daha çok insana ihtiyacımız var vesselam…

Yazar Hakkında

Murat CANVER

Gaziantep Üniversitesi Endüstri Mühendisliğini bitirdi. Üniversite yıllarından beri pek çok farklı disipline ilgi duydu. Mühendislik üzerine yüksek lisansında Meta-sezgiseller üzerine çalışan Canver'in felsefi merakı ağır basınca yüksek lisansını yarıda bıraktı. Din, Felsefe, Psikoloji, Tarih, Siyaset ve Sinema Sanatı üzerine merakı olan yazar, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Felsefe ve Din Bilimleri'nde yüksek lisans yapmaktadır. Genç Kültür, İndigo gibi internet dergilerinde çeşitli alanlarda yazılar yayınlamış, Cinerium adlı sinema sitesinde film eleştirileri yazmıştır. Godfather Sinema Dergisinde halen yazıları yayınlanmaktadır. İyi derecede İngilizce bilen Canver, 2009'dan bu yana yazdığı yazıları derleyeceği bir kitap ve felsefi bir roman üzerinde çalışmaktadır. Evli olan yazar, Ankara'da yaşamaktadır.

Yorum Yap