Gündem

Yurt Yangını Değil, Yürek Yangını!

yurt yangını
Yazar | Fikri AKSU

Adana’da meydana gelen kız öğrencilerin bulunduğu yurt yangınında 12 CAN kaybolurken, medya ve ülke eşrafının tavır ve demeçlerinde yine klişeleşmiş ifadeler ve tavırlar görmekteyiz.

“12 ÖLÜ” şeklinde kaba başlıklar, yangının çıkış nedenine odaklanan haberler, siyasetçiler ve bürokratların dile pelesenk olmuş üzgünlük demeçleri, olaydan nemalanmaya çalışan partizanlar ve mankafalar…

Olayın bir tarikat-cemaat yurdunda cereyan etmesi bazı heveskârlar için suçlunun dindarlar, dolayısıyla din olduğunu iddia etmek için yeterliydi.

Bir kesim de ülkenin yönetilemediğini iddia ederek sanki kendi iktidarlarında her şeyin bir anda düzeleceğini düşünmekteydi.

Sorumlular yapay yüz ifadeleriyle demeç verirken, yangının asıl düştüğü ocaklardaki acıyı tahayyül etmeye kimse yanaşmadı çünkü yanaşmaya cesaret dahi edemezlerdi. Onların işi yalnızca olaylardı. Bu nedenle hiç kimse ama hiç kimse asıl kaybettiğimizin ne olduğunu düşünemiyordu.

Evet, bir şeyi kaybettiğimiz için tüm bunlar oluyordu. Tek bir şeyi! Ahlakı!

Rejim savunucuları hemen ayaklanmasın, zahmet etmesin! Kast ettiğim dini ahlak değil! Dini ahlaktan da kaynaklanabilmekle beraber yalnızca ona bağlı olmayan bir ahlak türünden bahsediyorum: İşini güzel yapma ahlakı!

Çok uzaklara gitmeyelim. Ülkeyi, bakanları, vekilleri, valileri, belediyeleri bir kenara bırakalım. Sadece yanan yurt binasını düşünelim.

Mesela bina düzgün yapılsaydı, hakkı verilerek inşa edilseydi…

Tesisatı periyodik olarak kontrol edilmiş olsaydı….

Bakım-onarımı iyi yapılsaydı…

Denetlemelerde sıkıntı yaşamamak için inşa edilmiş yangın merdiveni kapıları kilitli olmamış olsaydı mesela…

Denetçiler kalburüstü değil de daha titiz yapsaydı işlerini…

Sorumlular o gece ellerinden geleni hakkıyla yapabilmiş olsaydı…

Böyle bir olay yaşanır mıydı?

Yahut da biraz uzağa giderek objektifi büyütelim aslında bir o kadar da hepimize yakın olana gidelim. İlkokul çağından bu yana okullarda yapılan yangın tatbikatları bir oyun olarak görülmeseydi de, büyük bir ciddiyet ve disiplinle yapılmış olsaydı ülkemizin iş sağlığı ve güvenliğinden yoksun iş ortamını biraz olsun düzeltebilir miydik?

Makûs talihimizi yenebilir miydik?

Yenemezdik! Çünkü bu topraklarda mantıktan çok duygular işliyor. Bu nedenle devlet her şeyi kontrol etmeye çalışırken, hiçbir şeyi kontrol edemiyor. Çünkü sivil insiyatif, sağduyu ve mantık gelişmiyor.

O nedenle bu acı olay asla bir yurt yangını değil, tam bir yürek yangını!

Yazar Hakkında

Fikri AKSU

Tahmis Dergi'de doğdu. Hayattan beklentisi burada yazarak ölmektir.

Yorum Yap